Logo

"İçtihat Metni"

...

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/49 Esas, 2016/414 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.... Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.01.2016 tarihli ve 2014/10322 Soruşturma, 2016/203 Esas, 2016/194 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2.... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/414 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince 5 ay hapis cezasının ertelenmesine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz dilekçesi, hakkında düzenlenen tutanakların içeriğinin gerçeği yansıtmadığına, zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için görev yerinden ayrıldığına, mahkemenin kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Suç tarihinde ... Başkanlığında koruma kuryesi olarak görevlendirilen sanığın, görevli olduğu saatlerde görev yerini terk etmesi şeklindeki eyleminin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

... Başkanlığında koruma kuryesi olan sanık hakkındaki mahkumiyete konu görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin soruşturmanın 6114 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4483 sayılı Kanun kapsamında izne tabi olması nedeniyle bu suçun 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin yedinci fıkra hükmü uyarınca basit yargılama usulüne tabi olmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki basit yargılama usulü yönünden bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

Görevi kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için norma aykırı davranış nedeniyle objektif cezalandırma şartı olan "kişilerin mağduriyetine" veya "kamunun zararına neden olma" ya da "kişilere haksız bir menfaat sağlama" koşullarından birisinin de mevcut olması gerektiği nazara alınarak, öncelikle sanığın hangi normu ihlal ettiğinin belirlenip kararda gösterilmesi, objektif cezalandırma koşullarının da ne şekilde gerçekleştiğinin denetime imkan verecek biçimde karar yerinde tartışılıp değerlendirilmesi sonrasında hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,

Kabule göre de;

5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasına, 28.06.2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6545 sayılı Kanun) 72 nci maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki hükmün ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği nazara alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, "Daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden kanuni şartların oluşmaması" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçelerle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi,

Kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde bu cezasının kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesi yerine infazı kısıtlayacak ve infazda tereddüt oluşturacak biçimde karar verilmesi,

Sanığın adli sicil kaydında yer alan Sincan (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 2012/842 Esas, 2012/1378 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın kesinleşme tarihinin 28.12.2012, incelenen dosyadaki suç tarihinin ise 07.07.2012 olduğu ve denetim süresinin henüz başlamadığı gözetilmeden gereğinin takdiri için mahkemesine ihbarda bulunulmasına hükmolunması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında anılan Kanun ve maddenin 5 inci fıkrası gereği hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.06.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/414 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.10.2023 tarihinde karar verildi.

...

***