Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/410 Esas, 2016/222 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık ... müdafiinin temyiz talebinin vekalet ücretine yönelik olduğu görülmüştür.

Van ili Erciş ilçesi .... köyünde katılan adına afet konutu yapımı işini üslenen sanık ...'nın inşaatı projeye aykırı olarak yapması ile inşaatın deprem yönetmeliğine uygun yapılıp yapılmadığını denetleme işine yönelik hizmet alım işi ihalesi sonucunda ilgili idareyle sözleşme imzalayan .... İnşaat Mim. Müh. Müş. Tur. Tar. Ser. A.Ş. müdürü ve çalışanları olan diğer sanıkların inşaatın temelinin projeye aykırı olmasına rağmen beton dökülmesine izin vermeleri ve projeye aykırı olarak revizyon projesi hazırlamaları suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı; ihale konusu edimin hizmet işlerine ilişkin olması nedeniyle sanıkların eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 236/2-e maddesi kapsamında değerlendirilebileceği ancak aynı Kanun'un 236. maddesinde edimin ifasına fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa'nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceğinde bir kuşku bulunmadığından, her ne kadar bir kısım öğretide özgü suç olarak kabul edilmese de madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın “a” ve “b” bentlerinde yüklenici konumundaki kişiler ve temsilcileri ile edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri, “c”, “d” ve “e” bentlerinde ise edimin ifası sürecinde görev alan ilgili kamu görevlileri suçun faili olabileceğinden, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceğinde bir tereddüt bulunmadığının kabulü gerektiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan ve aynı Kanun'un 236/2-e maddesi uyarınca edimin ifası sürecinde görev alan kamu görevlisi tarafından işlenebilen edimin ifasına fesat karıştırma suçuna iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri, somut olayda ise teslim alma komisyonunda yer alan kamu görevlileri haklarında açılmış bir kamu davası bulunmadığı, faili olmayan suçta şeriklik de mümkün olmayacağından sanıkların eyleminin edimin ifasına fesat karıştırma suçunu teşkil etmeyeceğinin anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 236. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılması gerektiğine ilişkin tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve yasaya uygun olduğundan katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

Sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanık ...'nın hükümden sonra 22/07/2020 tarihinde öldüğü UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri uyarınca karar verilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, katılan ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***