Logo

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/788 Esas, 2020/2388 Karar

SUÇ : Tefecilik

HÜKÜM : Sanık hakkında kurulan beraat hükmü kaldırılarak yüklenen suçtan mahkumiyet.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereğince takdiren reddine karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)Bozdoğan Asliye Ceza Mahkemesinin 05.11.2019 tarihli ve 2019/205 Esas, 2019/500 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan beraat kararı verilmiştir.

2)İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 17.09.2020 tarihli ve 2020/788 Esas, 2020/2388

sayılı Kararı ile sanık hakkında kurulan beraat hükmü kaldırılarak, sanığın tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241/1, 62, 52/2. maddeleri gereği 1 yıl 8 ay hapis ve 4 tam gün karşılığı 800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun 51/1. maddesi gereğince hapis cezasının ertelenmesine hükmedilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığına, ''Şüpheden sanık yararlanır." ilkesinin tatbik edilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak;

5271 sayılı Kanun'un 231/5. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 ile 24.04.2012 tarihli ve 2011/3-835 Esas, 2012/177 sayılı Kararlarında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-c maddesinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, nazara alınıp, davaya konu olayda giderilebilir somut zararın ne olduğu belirlenip, hakkında verilen hapis cezası 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesi uyarınca ertelenen sanığa bu zararı gidermek isteyip istemediği sorularak, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutum ve davranışları da irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesindeki objektif ve subjektif koşullar değerlendirilmeksizin "tefecilik suçunda vergi kaybı ile birlikte müştekinin zararı giderilmediğinden" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Ceza tayini sırasında sonuç adli para cezasının hesap hatası sonucu "80,00 TL" yerine "800,00 TL" olarak fazla belirlenmesi,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca yeniden incelenmek ve hüküm verilmek üzere hükmü bozulan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.11.2024 tarihinde karar verildi.

***