Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2019/2922 Esas, 2021/437 Karar

SUÇ : Zincirleme tefecilik

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞ: Onama

Bölge adliye mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;

Sanığın 22.03.2021 tarihli temyiz talebinin hakkında tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

.... Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2019 tarihli ve 2015/742 Esas, 2019/74 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik ve 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmedilmiştir.

B. İstinaf

Katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2019/2922 Esas, 2021/437 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükümleri 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca kaldırılarak sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241/1, 43/1, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53. maddesi gereğince hak yoksunluğuna ve 5464 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Vergi tekniği raporuna konu işlemleri kendisinin yapmadığını, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğini belirterek bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Sanığa yüklenen tefecilik suçunun, suç tarihi itibarıyla lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi 5237 sayılı Kanun'un 241/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezasının üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre suç tarihi olan 2010 yılından, temyiz incelemesi tarihine kadar 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında tefecilik suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca .... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.06.2025 tarihinde karar verildi.

***