"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/1547 E., 2016/321 K.
SUÇLAR : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : Sanıklar ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan beraat, sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Tebliğnamede sanıklar ... ve ... ile birlikte ... da sanık olarak gösterilmiş ise de; ...'nın sanık ...'ın müdafii olduğu, katılanın sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen beraat kararına yönelik de temyiz talebinde bulunduğu, tebliğnamedeki yanlışlığın yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.10.2014 tarihli ve 2013/40202 Soruşturma, 2014/20421 Esas, 2014/11770 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, sanıklar ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan, aynı Kanun'un 165 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları ile tüm sanıklar hakkında 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/1547 Esas, 2016/321 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatlerine hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık ...'in temyiz sebepleri; eksik araştırma ile hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğuna, beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
B.Katılan ...'nin temyiz sebepleri; gerekçesiz olarak verilen hükümleri temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ...'nin başka bir suç nedeniyle 14.11.2012 tarihinde evinde yapılan aramada el konulan İphone 4 marka cep telefonunun el konulan diğer eşyalar ile birlikte incelemesi yapıldıktan sonra Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli sanık ... tarafından koli kapama işlemi gerçekleştirilip kolinin üzerine içerisinde bulunan eşyalarla birlikte etiket yapıştırılmak suretiyle 06.02.2013 tarihinde Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, emanete alınan eşyaların katılana iadesine karar verildikten sonra 01.07.2013 tarihinde koli açıldığında suça konu telefonun bulunmadığı ancak kolinin üstündeki yazıda kayda alınmayan bir adet flaş bellek bulunduğu, yapılan araştırmada telefonun sanık ...'ın telefon alım satımı yapılan iş yerinden ve ayrıca sanıklardan ... tarafından ...'a satıldığı tespit edildiğinden, sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçlarından kamu davası açılmış, atılı suçlardan Mahkemece; sanık ... hakkında mahkumiyet, sanıklar ... ve ... hakkında beraat kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen beraat kararına yönelik yapılan incelemede;
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun'un 165 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 21.05.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir
B. Sanık ... hakkında suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan verilen beraat kararına ilişkin yapılan incelemede;
Cep telefonu alım satımı ile uğraşan sanık ...'ın suça konu telefonu sanık ...'dan aldığını beyan ederek aralarında düzenledikleri ikinci el cep telefonu satış sözleşmesini ibraz etmesi ve ...'un satış sözleşmesindeki imzanın ve sözleşme ekindeki kimlik fotokopisinin kendisine ait olduğunu bildirmesi, sanığın savunmasına göre satışı yapılan cep telefonuna ilişkin sözleşmenin imzalanarak diğer kısımlarının boş bırakılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, sanığın aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunduğu, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu işlediğinin sabit olduğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
C. Sanık ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Hakkında mahkumiyet hükmü kurulan sanığın yargılama konusu eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında yer alan suça ilişkin olduğu, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle yeniden düzenlenen 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile basit yargılama usulünün getirildiği ancak Anayasa Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 sayılı Kararı ile yargılama aşamasında olup henüz "kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış" dosyalar açısından Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin "basit yargılama usulü" bakımından iptal edildiği ve bu kararın sonuçları itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu anlaşılmakla, 4483 sayılı Kanun'un 2 nci maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 161 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca soruşturma veya kovuşturma iznine tabi olmayan ve aynı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren temyize konu görevi kötüye kullanma suçunda 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesi gereğince "Basit Yargılama Usulü" yönünden yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
1.Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/1547 Esas, 2016/321 sayılı Kararına yönelik katılanın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2.Gerekçe bölümünde (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Antalya (Kapatılan) 28. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2016 tarihli ve 2014/1547 Esas, 2016/321 sayılı Kararına yönelik katılanın ve sanık ...'in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden, sanık ... bakımından sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.11.2023 tarihinde karar verildi.