"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/713 Esas, 2016/406 Karar
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
...
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Tokat Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.10.2015 tarihli ve 2015/6870 Soruşturma, 2015/1655 Esas, 2015/1482 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/406 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 5 ay adli para cezası karşılığı 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan vekilinin temyiz sebepleri
Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiği halde lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi nedeniyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Sanık ...'nın temyiz sebepleri
Sanık verilen mahkumiyet hükmünü, katılanın mağduriyetinin oluşmadığı, sehven ortaya çıkan durumdan bildirim yapılmadığı, kastının ve kusurunun olmadığı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması gerektiği yönlerinden temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın okul müdürü olarak görev yaptığı okuldan katılanın dönem birincisi olarak mezun olduğu ve girdiği üniversite sınavında okul birinciliğine göre tercihler yaptığı, yerleştirme sonuçlarında 29. tercihi olan ... Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümüne yerleştiği ancak okul birinciliği kontenjanından katılanın 14. tercihi olan Karadeniz Teknik Üniversitesinin İnşaat mühendisliği bölümüne yerleşebileceğinin anlaşıldığı, sanığın suç tarihinde katılanın okul birinciliği durumunu Öğrenci Seçme Yerleştirme Merkezi Başkanlığına bildirmediği, bu nedenle katılanın hak kaybına sebep olarak ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle hakkında açılan kamu davasında, Mahkemece; atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında tayin edilen kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi sırasında, hüküm fıkrasında, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi yerine 50 nci maddesinin (a) bendinin gösterilmesi ile adli para cezasına esas alınan tam gün sayısının 150 gün olarak gösterilmesi gerekirken 5 ay adli para cezası olarak gösterilmesi suretiyle aynı Kanun'un 52 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, ayrıca, adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasında düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilebilmesi için aynı maddenin altıncı fıkrasında zararın ödenmesi koşulu öngörülmüş ise de; bu koşulun aranabilmesi için suçun niteliğine veya işleniş biçimine ve doğurduğu sonuçlarına göre ortada maddi bir zararın bulunmasının zorunlu olduğu, Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 03.02.2009 tarihli ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (c) bendinde düzenlenen "giderilmesi gereken zarar" kavramının, somut, belirlenebilir maddi zarar olduğu, somut olayda sanık tarafından giderilebilecek maddi bir zararın bulunmadığı gözetilerek, sabıkası bulunmayan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, "oluşan zarar ve suçun önemi ile konusu dikkate alınarak" şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Sanığın mahkumiyetine karar verilmesine rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Tokat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.06.2016 tarihli ve 2015/713 Esas, 2016/406 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi ile 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.09.2023 tarihinde karar verildi.
...