Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/94 Esas, 2015/266 Karar

SUÇ : Zincirleme nitelikli zimmet, kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette zimmet suçundan zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün 08.12.2020 tarihli dilekçe ile vekili tarafından temyiz edilmesi karşısında 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 3628 sayılı Yasa'nın 18/2. ve CMK'nın 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak Hazinenin katılma talebinin kabulüne, tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanık müdafiinin duruşma talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği reddine, incelemenin katılan Hazine vekilinin zimmet suçundan, sanık müdafiinin her iki suçtan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükme ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve E. 2014/140; K. 2015/85 sayılı Kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüş, suçu anılan Kanun'un 53/1-a maddesindeki hâk ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Yasa'nın 53/5. maddesi uyarınca hâk yoksunluğuna karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ile TCK'nın 62. maddesi gereği cezadan indirim yapılması sırasında hesap hatası sonucu 3 yıl 1 ay 15 gün yerine 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi sayılmamıştır.

Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle eleştiriler dışında usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Sanık hakkında zimmet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Oluşa, tüm dosya kapsamına ve mahkemenin kabulüne nazaran, Nevşehir ili .... Kasabası PTT şubesinde dağıtıcı olarak görev yapan sanığın, bir kısım dul maaşını eksik ödemesine rağmen hakkında herhangi bir uyarı, ihbar, şikâyet ve denetim olmaksızın kendiliğinden kasabanın ... Mahallesi Muhtarı olan ... aracılığıyla mağdurlardan ...'a 800,00 TL, ...'e 650,00 TL, ...'a 500,00 TL, ...'e 500,00 TL, ...'e 500,00 TL, ...'ya 500,00 TL, ...'a 800,00 TL ve ...'a 1.750,00 TL miktarındaki tutarları ödemesinden ibaret eyleminin TCK'nın 247/1-3. maddesinde düzenlenen kullanma zimmeti suçu niteliğinde olduğu, kullanma zimmetinde suçun konusunu geçici süreyle kullanılıp iade edilen paradan elde edilen nema oluşturduğundan, "nema miktarı" bilirkişiye hesaplattırılıp, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun ve TCK'nın 249. maddesinin uygulanma koşullarının var olup olmadığının takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de,

Zimmete konu miktarı ... aracılığıyla iade ederek etkin pişmanlık gösteren sanık hakkında savunması gerekçe gösterilerek hakkında TCK'nın 248. maddesinin uygulanmaması,

Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve E. 2014/140, K. 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmî Gazete'nin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,

Suçun, 5237 sayılı Yasa'nın 53/1-a maddesindeki hak ve yetkilerin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinin kabul edilmesi karşısında, sanık hakkında aynı Yasa'nın 53/5. maddesinin uygulanması gerektiğinin nazara alınmaması,

5237 sayılı TCK'nın 247/1, 247/2, 43. maddeleri uyarınca tayin edilen hapis cezasının 62. madde uyarınca indirimi sırasında yılların aylara tahvili sonucu 7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası yerine 6 yıl 21 ay 22 gün şeklinde eksik cezaya hükmolunması,

Kanuna aykırı, katılan Hazine vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***