"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
TCK'nin 235. maddesinde ihaleye fesat karıştırma halleri yasa koyucu tarafından tahdidi olarak sayılmış olup, maddede sayılan seçimlik hareketlerin ya da faillik durumunun genişletilmesinin anılan Yasa'nın 2. maddesindeki kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği, madde metni gerekçesiyle birlikte incelendiğinde; 2. fıkranın "a" ve "b" bentlerinde sayılan hallerde ihale sürecinde görev alan ilgili görevlilerin, "d" bendinde belirtilen halde ise ihaleye katılan ya da katılmak isteyen kişilerin suçun faili olabileceği, dolayısıyla söz konusu suçun özel faillik niteliği taşıyan kimselerce işlenebileceği, bu itibarla 5237 sayılı TCK'nin 40/2. maddesine göre özgü suç niteliğinde olan, bu nedenle dolaylı failliğe elverişli bulunmayan ve TCK'nin 235/2-(a-2) maddesi uyarınca ihale sürecinde görevli kişiler tarafından işlenebilen ihaleye fesat karıştırma suçunun ihaleye teklif veren sanık tarafından işlenemeyeceği, bu suça iştirak eden diğer kişilerin azmettiren veya yardım eden olarak sorumlu tutulabilecekleri dikkate alındığında, kamu görevlileri hakkında açılmış bir kamu davası bulunmaması, faili bulunmayan suça şerikliğin mümkün olmaması gözetilerek, unsurları oluşmayan atılı ihaleye fesat karıştırma suçundan dolayı sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiği halde, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Resmi belgede sahtecilik suçu açısından ise; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/10/2008 tarihli ve 49/219 sayılı Kararında da açıklandığı üzere, ceza yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları, suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen veya taraflarca iddia ve savunma doğrultusunda ibraz edilen belgelerin güvenilirliğini de denetlemek durumundadırlar. Güvenilirliğin denetlenebilmesi için belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onaylanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gereklidir. Yine, Ceza Genel Kurulunun 14/10/2003 tarihli ve 232/250 sayılı Kararı doğrultusunda, suça konu belgelerin fotokopi olması durumunda hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, aslı bulunamayan belgelerin aldatma kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığının da tespit edilemediği, fiilen belgenin sunulduğu kişinin aldanmış olmasının aldatma niteliğini göstermeyeceği kabul edilmektedir.
Somut olayda, Vensira ... Ltd Şti ortakları olan sanıkların, Et ve Balık Kurumuna ait yapım işi ihalesine sahte iş deneyim belgesi sunma şeklinde gerçekleşen eylemlerinde, suça konu belge aslının yargılama aşamasında ele geçirilememiş olması karşısında, aldatma niteliğinin de tespit edilemeyeceği gözetilmeden, resmi belgede sahtecilik suçundan beraatlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının Resmi Gazete'nin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı nüshasında yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nin 53. maddesiyle ilgili yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Sanıklar hakkında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 17/c maddesi yollamasıyla anılan Yasa'nın 59/1. maddesi uyarınca yasaklama kararına hükmedilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca BOZULMASINA 29/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.