"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/65 Esas, 2014/240 Karar
SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, gizliliğin ihlali
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.01.2014 tarihli ve 2013/10470 Soruşturma, 2014/362 Esas, 2014/192 numaralı İddianamesiyle sanıkların icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve gizliliğin ihlali suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 285 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/65 Esas, 2015/240 sayılı Kararı ile sanıkların atılı suçlardan ayrı ayrı beraatlerine hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin temyiz istemi; müvekkillerinin her biri hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmesine rağmen yalnız bir vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan vekili, kanuna ve hukuka aykırı olarak verilen beraat hükümlerinin bozulması gerektiğini belirtmiştir.
III. GEREKÇE
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası ile 285 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belirlenecek cezaların üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden 22.05.2014; ... bakımından 25.09.2014; ... Kırköse açısından 22.09.2014; ... yönünden ise 12.09.2014 tarihli sorgular olduğu ve bu tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İskenderun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/65 Esas, 2015/240 sayılı Kararına yönelik katılan vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.
Gerçekleştirdiğiniz işlemde Hata Oluştu !