"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/373 Esas, 2017/56 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereğince temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.02.2012 tarihli ve 2011/317 Soruşturma, 2012/718 Esas, 2012/353 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ile hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. ... (Kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin, 11.09.2012 tarihli ve 2012/245 Esas, 2012/900 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine hükmedilmiştir.
3. O yer Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine hükmün Dairemizin 29.03.2016 tarihli ve 2014/1486 Esas, 2016/3148 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2017 tarihli ve 2016/373 Esas, 2017/56 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince 225 tam gün karşılığı 9.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri, sanığın eylemi ile kamu zararına neden olunmadığı veya kişilere haksız menfaat sağlanmadığı, görevinin gereklerine aykırı bir eyleminin bulunmadığı ve para cezası uygulanırken alt sınırdan uzaklaşılmaması gerektiği hususlarına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Tebliğnamede ismine yer verilen sanıklar ..., ... ve ... hakkında bir temyiz olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
08.02.2008 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 04.11.2011 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.Dosya kapsamına nazaran 08.02.2008 olan suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, durma süreleri eklendiğinde dahi 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2017 tarihli ve 2016/373 Esas, 2017/56 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.