"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/430 Esas, 2015/65 Karar
SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suç tarihinde İstanbul Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan sanığın, mağdur ...'ın vekilliğini üstlenerek, alacaklı mağdur vekili sıfatıyla, borçlu Mehmet Bümen hakkında İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün 2011/6092 ve İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün (Kapatılan Kartal 2. İcra Müdürlüğü) 2011/7216 sayılı dosyaları üzerinden yürüttüğü takipler sırasında 11.08.2011, 10.10.2011, 04.11.2011 ve 22.12.2011 tarihlerinde olmak üzere banka havalesi yoluyla haricen tahsil ettiği toplam 15.000 Türk Lirasını mağdura vermeyip uhdesinde bulundurduğu tüm dosya kapsamı itibarıyla sabit olmakla;
Sübut bulan eyleminin Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile mağdur arasındaki vekâlet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paranın teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil mağdur tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve hükümden sonra 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur'' hükmü de nazara alınarak, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi gereğince aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden, dosya kapsamı ile uyuşmayan yanılgılı değerlendirmeler sonucu yazılı şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan beraat hükmü kurulması,
Kabule göre de;
Hüküm fıkrasında 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a madde-fıkra ve bendine yer verilmeyerek aynı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.