"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/167 Esas, 2015/599 Karar
SUÇ : Tefecilik, tehdit, hakaret, resmi belgede sahtecilik, basit dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanıklardan ... hakkında tefecilik, tehdit ve hakaret, ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve basit dolandırıcılık suçlarından beraat, ... hakkında tehdit, ... hakkında tefecilik, tehdit ve hakaret suçlarından mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereğince şikayetçi Hazine vekilinin tefecilik suçundan kurulan hükümleri temyiz hakkı bulunduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı Kararı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesine göre sanık ...'a atılı resmi belgede sahtecilik suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin; sanıklar ... ve ...'a isnat olunan tüm suçlardan doğrudan zarar görmeyen sanık ...'in; sanık ...'a yüklenen tefecilik, tehdit ve hakaret suçlarından doğrudan zarar görmeyen ...'ın anılan suçlardan adı geçen sanıklar haklarında açılan kamu davalarına katılma ile aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği bu suçlardan kurulan hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan Hazine vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında tefecilik suçundan kurulan beraat ve mahkumiyet hükümlerine, müdafiinin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne, katılan sanık ... müdafiinin bu sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıkların üzerlerine atılı tehdit, hakaret, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1, 125/1-2, 157/1 ve 204/1. madde ve fıkraları ile tefecilik suçunun suç tarihine nazaran lehe olan 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un 241/1. madde ve fıkrasında öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, haklarında beraat hükümleri kurulan sanıklar ... ve ... yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 18.09.2014 ve 04.12.2014 tarihli sorgular; haklarında mahkumiyet hükümleri kurulan sanıklar ... ve ... bakımından ise 09.10.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, zamanaşımını kesen başkaca bir sebebin de bulunmadığı anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar haklarında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.