"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/233 Esas, 2022/407 Karar
SUÇ : Zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma (02.06.2009 tarihli iddianameye konu ihalelere ilişkin sanıklar ..., ... ve ... hakkında), ihaleye fesat karıştırma (10.10.2008 tarihli iddianamede belirtilen 2, 3, 4 ve 5 numaralı ihalelere ilişkin ... (...) ..., 1, 3 ve 4 numaralı ihalelere ilişkin ..., 1 ve 3 numaralı ihalelere ilişkin ..., 2 ve 3 numaralı ihalelere ilişkin ..., 3 ve 4 numaralı ihalelere ilişkin ..., 1 numaralı ihaleye ilişkin ..., 2 numaralı ihaleye ilişkin ..., ..., ... ve ..., 3 numaralı ihaleye ilişkin ..., 4 numaralı ihaleye ilişkin ..., 5 numaralı ihaleye ilişkin ... ve ... hakkında her ihale yönünden ayrı ayrı), rüşvet alma (sanık ... hakkında), rüşvet verme (sanık ... hakkında)
HÜKÜM : Beraat (10.10.2008 tarihli iddianameye konu ihalelere ilişkin tüm sanıklar hakkında), mahkumiyet (sanıklardan ... hakkında rüşvet alma, ... hakkında rüşvet verme suçlarından), zamanaşımı nedeniyle düşme (sanıklar ..., ... ve ... hakkında 02.06.2009 tarihli iddianameye konu eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama, düzeltilerek onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Sanıklar ... (...) ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan verilen 25.02.2010 tarihli beraat hükümlerinin Dairemizin 14.04.2015 tarihli ve 2014/5407 Esas, 2015/10303 sayılı Kararı ile temyiz isteminin reddiyle kesinleştiği gözetilmeden bahse konu suç yönünden yeniden hüküm kurulmuş ve katılanlar vekilleri tarafından bu hükümlere yönelik temyiz isteminde bulunulmuş ise de, bu kararların hukuki değerden yoksun ve yok hükmünde olduğu, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesinin de olanaklı olmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, Sağlık Bakanlığının 02.06.2009 tarihli iddianameye konu ihalelere ilişkin sanıklar ..., ... ve ...'e yüklenen zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma, 10.10.2008 tarihli iddianameye konu 2 ve 4 numaralı ihalelere ilişkin sanıklar ... (...) ... (2 kez), ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'a yüklenen ihaleye fesat karıştırma ile sanıklar ... ve ...'e isnat olunan rüşvet, Sosyal Güvenlik Kurumunun ise 10.10.2008 tarihli iddianameye konu ihalelere ilişkin sanıklara yüklenen ihaleye fesat karıştırma suçlarından CMK'nın 237. maddesine göre doğrudan zarar görmediklerinden bu suçlardan açılan kamu davalarına katılma haklarının olmadığı, mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararlarının da hükümleri temyiz ... vermeyeceği anlaşılmakla, anılan suçlar yönünden vekilleri aracılığıyla yapmış oldukları temyiz istemlerinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; O yer Cumhuriyet savcısı ile katılan Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında 02.06.2009 tarihli iddianameye konu ihalelere ilişkin zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme, katılan ... Bakanlığı vekilinin 10.10.2008 tarihli iddianameye konu 1, 3 ve 5 numaralı ihalelere ilişkin sanıklar ... (... (2 kez), ... (2 kez), ... (2 kez), ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat, müdafiilerinin sanıklardan ... hakkında rüşvet alma ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazları ve sanıklar ..., ... ve ... müdafiilerinin vekalet ücretine münhasır temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 02.06.2009 tarihli iddianameye konu ihalelere ilişkin zincirleme şekilde ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen zamanaşımı nedeniyle düşme ile sanık ... hakkında 10.10.2008 tarihli iddianameye konu 5 numaralı ihaleye ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçlarından verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçeleri gösterilmek suretiyle kurulan beraat ve zamanaşımı nedeniyle düşme hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen O yer Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
2.Sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendilerini ayrı vekillerle temsil ettiren ve beraatlerine karar verilen sanıklar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Kendilerini ayrı vekillerle temsil ettiren sanıklar ... ve ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 10.250 TL'nin Hazineden alınarak adı geçen sanıklara verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3.Sanıklar ... (Sermet) ... (2 kez), ... (2 kez), ... (2 kez), ..., ..., ... ve ... hakkında 10.10.2008 tarihli iddianameye konu 1, 3 ve 5 numaralı ihalelere ilişkin ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat ile sanıklardan ... hakkında rüşvet alma ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyiz incelemesinde;
Davaya konu ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçunu oluşturacağı, rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarına ilişkin ise 5237 sayılı Kanun'un 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki rüşveti tanımlayan 252/3. maddesinde "Rüşvet, bir kamu görevlisinin görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır" denilerek sadece nitelikli rüşvete yer verildiği, kamu görevlisinin yapması gereken işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanmasının veya kişilerin bu şekildeki iş için kamu görevlisine çıkar temin etmelerinin rüşvet tanımından çıkarıldığı, eylemin, görevin gereklerine aykırı olarak bir işin yapılması veya yapılmaması için menfaat temin edilmesi durumunda rüşvet, kamu görevlisinin yapması gereken bir işi yapması ya da yapmaması gereken işi yapmaması için yarar sağlanması durumunda ise 6352 sayılı Yasa'dan önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 257/3. maddesinde düzenlenen "görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama" suçunu oluşturacağı, kamu görevlisi olmayan diğer kişilerin ise özgü suç niteliğindeki görevi kötüye kullanma suçuna aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca azmettiren veya yardım eden sıfatıyla iştirak edecekleri gözetildiğinde; rüşvet ilişkisine konu 10.10.2008 tarihli iddianamenin 1 numaralı bendinde yer alan ve Batman Kadın Doğum Hastanesi tarafından yapılan 07.12.2007 tarihli ihaleyle ilgili olarak, hakkında rüşvet alma suçundan kamu davası açılan sanık ...'un anılan hastanede üstlendiği bir kamu görevi bulunmadığı, suç tarihi itibarıyla sanığın Batman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü malzeme servisinde görevli memur olduğu ve kurum adına ihale işlemlerini yerine getirmekle sorumlu olduğu, sanık ...'un görev kapsamı, iddiaya dayanak teşkil eden iletişimin tespiti tutanakları ile suç tarihlerine nazaran sanıklar ... ile ... arasında gerçekleştiği iddia olunan rüşvet anlaşmasının 02.06.2009 tarihli iddianamede belirtilen ve Batman Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü tarafından doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen 06.12.2007 tarihli kalorifer yakıt alımına yönelik olabileceği, bu iddia yönünden de dava zamanaşımı süresinin dolduğu nazara alındığında kamu görevlisi olan sanık ... hakkındaki isnadın sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. maddesinde düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama, kamu görevlisi olmayan sanık ...'e yönelik isnadın ise aynı Kanun'un 40/2. maddesi uyarınca özgü suç niteliğindeki bu suça azmettirme veya yardım etme suçlarını oluşturacağı, bu suçlar ile birlikte 235/3-b maddesindeki ihaleye fesat karıştırma suçunun söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi oldukları, son suç tarihi olan 14.07.2008 ile hüküm tarihi arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilerek kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraat ve mahkumiyet hükümleri kurulması, kanuna aykırı ve temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de nazara alınmak suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
4.Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde ise;
Sanığın 30.05.2022 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan ... Bakanlığı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.