Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2013/217 Esas, 2015/86 Karar

SUÇLAR: Basit temellük zimmeti, zincirleme şekilde basit kullanma zimmeti ve özel belgede sahtecilik, icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama, bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Tebliğname başlığında isimlerine yer verilen sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik bir temyiz talebi bulunmadığı gözetilerek, keza süre tutum dilekçesiyle hükmün müvekkili hakkında lehe olarak bozulmasını isteyen sanık ... müdafiinin adı geçen sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmünü temyiz etmediği kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde;

... genel sekreteri olan sanık tarafından ... başkanının imzası taklit edilmek suretiyle düzenlenen ve bankaya tahsil için ibraz edilen sahte ödeme belgelerinin özel belgede sahtecilik suçuna vücut verdiği kabul edilmiş ise de; 5174 sayılı ... ve ... Birliği ile ... ve ... Kanunu'nun 76. maddesindeki düzenleme ile sanığın görev kapsamı dikkate alındığında, söz konusu belgeler üzerindeki sahtecilik eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, bu suçun ve sanığa yüklenen icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 204/1 ve 257/1. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırları itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 18.03.2015 tarihli mahkumiyet hükümleri ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Sanık hakkında basit temellük zimmeti ve zincirleme şekilde basit kullanma zimmeti suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde ise;

Sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'nin, temyiz dışı sanık ...'a talimat vererek 15.03.2010 tarihli ve 8 sayılı yönetim kurulu kararına ''... hizmet binasının ipotek gösterilerek...150.000,00 TL'lik...kredi kullanılmasına..." ilişkin ibareyi sonradan eklettirmek suretiyle 150.000,00 TL tutarında kredi çektikleri ve ...Şubesine 13.04.2010 tarihli ve 2010/54 sayılı yazı göndererek ayrı bir mevduat hesabının açılmasını ve kredinin bu hesaba aktarılmasını, kredi taksitlerinin de bu hesaptan tahsil edilmesini sağladıkları, çekilen krediyi ise birlikte kullandıkları, ... ve sanık ...'in 31.10.2011 tarihi itibariyle paranın 85.018,20 TL'sini ödedikleri iddiasıyla basit temellük zimmeti suçundan, ayrıca sanık ... ile ...'nin imzalı çeklerle odanın ... vadesiz hesabından 08.05.2009 ve 12.08.2009 tarihlerinde ayrı ayrı 10.000,00 TL çektikleri ve 30-31.12.2009 tarihlerinde geri yatırdıkları, 2010 yılı Ocak ve Nisan aylarında farklı zamanlarda toplam 47.000,00 TL' daha çektikleri, bu paraları ise 14-16.04.2010 tarihlerinde geri yatırdıkları, paraların ... muhasebe kayıtlarında gösterilmediği, bunun yanında 21.02.2011 ve 28.02.2011 tarihlerinde ... ile ...'in yönetim kurulu kararı olmaksızın toplam 20.000,00 TL kredi kullandıkları ve krediyi faizleriyle birlikte 31.03.2011-22.09.2011 tarihlerinde ödedikleri iddiasıyla da zincirleme şekilde kullanma zimmeti suçundan açılan kamu davalarında; dosya arasında yer alan teftiş inceleme raporu ile 22.04.2013 tarihli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere, 150.000,00 TL tutarındaki kredinin ... ve ...'nin imzalarıyla çekildiğinin ve aynı gün içerisinde 47.000,00 TL tutarındaki kısmının sanık ... tarafından odanın diğer hesabına gönderildiğinin, toplam 92.000,00 TL'lik kısmının ise yine aynı kişiler tarafından imzalı dekontlarla ... hesabından çekildiğinin sabit olduğu, sanık ... ve ...'nin bu isnada yönelik savunmalarında ise çekilen bu kredinin kendilerince kullanılmadığını, sıkışık durumdaki üyeler ve esnaf için kullanılmak üzere çekildiğini belirttikleri gibi karşılıklı suçlamada bulunarak diğerinin şahsi işlerinde kullandığını iddia ettikleri, ... tarafından sunulan 15.09.2011 tarihli sanık ..., temyiz dışı sanıklar ... ve ... ile diğer 2 tanık tarafından imzalı olan tutanakta; sanık ...'in 150.000,00 TL tutarındaki kredinin tamamen şahsına ait olduğunun ve kendisi tarafından ödeneceğinin, yönetim kurulu kararındaki tahrifatın da kendisi tarafından yapıldığının yazılı olduğu ancak bu tutanakla ilgili sanıkların ve tanıkların beyanlarının alınmadığı anlaşılmakla; sanık ..., temyiz dışı sanık ... ve bu hususta bilgisi olan tanıkların ayrıntılı beyanlarının alınarak şahıslara çekilen kredinin odanın işleri için kullanılıp kullanılmadığının sorulup, kullanıldıysa buna ilişkin bilgi ve belgelerin getirtilmesinden ve söz konusu tutanak içeriğinin doğruluğunun tespit edilerek üzerindeki imzaların kendilerine ait olup olmadığının belirlenmesinden sonra, maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılabilmesi için dosyanın kül halinde konunun uzmanı Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek bir bilirkişi heyetine tevdi edilip, suç tarihleri arasındaki tüm ... kayıtlarının incelenerek sanığın üzerine atılı temellük zimmeti iddiası yönünden tüm savunmaları karşılar ve sorumluluğunu irdeler şekilde zimmetinde ... parası bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, kullanma zimmeti niteliğindeki eylemleri yönünden ise uhdesinde tuttuğu kabul edilen paraların miktarı, süresi, elde ettiği nema tutarının belirlenmesi ile nema miktarının temellük zimmetine konu miktara eklenmek suretiyle buna göre toplam zimmet miktarının tespit edilmesi hususlarında ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, bilirkişi raporu alınmaksızın, yetersiz gerekçe ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kabule göre de;

Yüklenen "kullanma zimmeti ve temellük zimmeti" suçlarını bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda birden fazla kez işlediği kabul edilen sanığın eylemlerinin kül halinde ağır cezayı gerektiren suç olan basit temellük zimmeti suçunu oluşturacağı ve temel ceza buna göre belirlendikten sonra cezada 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği gözetilmeden zincirleme şekilde basit kullanma zimmeti ve basit temellük zimmeti suçlarından ayrı ayrı hükümler kurulması,

Sanık hakkında kullanma zimmeti suçundan zincirleme suç hükümleri nedeniyle artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu 2 yıl 13 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılması yerine 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri gereğince BOZULMASINA 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***