"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/270 Esas, 2014/555 Karar
SUÇLAR : Zimmet, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'na (3628 sayılı Kanun) muhalefet
HÜKÜMLER : Zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet, 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ön ödeme nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet ve 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, incelemenin katılanlar vekillerinin 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen düşme, sanık müdafiinin zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik ve katılan Bakanlık vekilinin mahkumiyet hükmü yönünden vekalet ücretine hasren temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1)Sanık hakkında 3628 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen ön ödeme nedeniyle düşme hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bozmaya uyularak gereği yerine getirilmek, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen düşme hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılanlar vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2)Sanık hakkında zincirleme nitelikli zimmet suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43/1. maddesi uyarınca 1/4 oranında artırım yapılması sırasında hesap hatası sonucu hapis cezasının "8 yıl 16 ay 15 gün" yerine "9 yıl 4 ay 15 gün" olarak belirlenmesi ve anılan Kanun'un 62/1. maddesine göre 1/6 oranında indirim yapılırken, hesap hatası sonucu "7 yıl 9 ay 22 gün" yerine "8 yıl 9 ay 220 gün" hapis cezasına hükmedilmek suretiyle fazla ceza tayini,
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son maddesi gereğince kazanılmış hak nedeniyle cezanın "6 yıl 3 ay hapis cezası" üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken bozma öncesinde aleyhe temyiz bulunmadığı gerekçesiyle sanığın "6 yıl 3 ay hapis cezası" ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 Esas, 2011/183 sayılı Kararında belirtildiği üzere 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak niteliğinde olduğu ve 29.02.2012 tarihli aleyhe temyiz bulunmayan hükümlerin Dairemizin 24.09.2014 tarihli ilamıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Sanık hakkında zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasına rağmen kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin 3. paragrafında yer alan "9 yıl 4 ay 15 gün" ibaresinin "8 yıl 16 ay 15 gün", 4. paragrafında yer alan "8 yıl 9 ay 220 gün hapis cezası" olarak belirlenen sonuç cezanın "7 yıl 9 ay 22 gün hapis cezası" aynı bendin 6. paragrafının ''1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutularak sanığın infaz edilmesi gereken sonuç cezasının 6 yıl 3 ay hapis cezası olarak belirlenmesine,'' şeklinde değiştirilmesi 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince hak yoksunluğu uygulanmasına ilişkin 8. paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkarılması, hüküm fıkrasına "Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 3.000,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan ... Bakanlığına verilmesine," ibaresinin ilave edilmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 05.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.