"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/84 Esas, 2014/49 Karar
SUÇLAR : Zincirleme nitelikli zimmet, zincirleme nitelikli dolandırıcılık ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği (sanık ... hakkında 2'şer kez), denetim görevinin ihmali ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma (sanıklar ..., ... ve ... hakkında 2'şer kez)
HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında zimmet ve dolandırıcılık suçlarına ilişkin eylemlerinin kül hâlinde nitelikli zimmet suçunu oluşturduğu kabulüyle bu suçtan ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan mahkûmiyet, diğer sanıklar hakkında atılı suçlardan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının vekili aracılığıyla mahkemeye sunmuş olduğu 07.02.2022 havale tarihli dilekçe ile anılan suç yönünden katılma iradesini ortaya koyması karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı, adı geçen Bakanlığın sanıklar ..., ... ve ... haklarında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve denetim görevinin ihmali suçlarından verilen hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu da gözetilerek, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılan ... vekilinin tüm hükümlere, suçtan zarar gören ... vekilinin sanıklar ..., ... ve ... haklarında verilen beraat ve müdafiinin sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1-Sanıklar ..., ... ve ... haklarında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve denetim görevinin ihmali suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde,
Sanıklardan ...'in hükümden sonra 26.05.2019 tarihinde vefat ettiği UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından diğer yandan sanıklar ... ve ...'ın üzerlerine atılı denetim görevinin ihmâli ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 251/2 ve 257/2. maddelerinde öngörülen cezalarının üst sınırlarına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.02.2012 ve 04.03.2014 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık ...'in hakkındaki kamu davasının ölüm, diğer sanıklar haklarındaki kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanık ... hakkında zincirleme nitelikli zimmet ve kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre zincirleme nitelikli zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1494 sayılı .... Tarım Kredi Kooperatifi'nde 30.11.2006 - 05.06.2009 tarihleri arasında memur olarak görev yapan sanığın, kooperatif üyelerinden bir kısmı adına kredi çekilmiş gibi gösterip ilgililerini yanıltmak suretiyle düzenlediği kredi borç senetlerini bu kişilere imzalattırarak veya ilgilileri yerine sahte imzalar atarak kredi bedellerini kendisi adına çektiği, bir kısım üyelerden tahsil ettiği kooperatif parasını tahsilat fişi düzenlememek veya sahte tahsilat makbuzları düzenlemek suretiyle kayıtlara intikal ettirmediği, bu şekilde kooperatife ait toplam 54.638,60 TL tutarı uhdesine aldığı kabul edilerek zincirleme nitelikli zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; 5237 sayılı Kanun'un 247. maddesinde düzenlenen zimmet suçunun oluşması için "Kamu görevlisinin veya özel mevzuatları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişilerin görevi nedeniyle zilyetliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının yararına zimmetine geçirmesi"nin gerektiği, Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Erzurum Bölge Birliğinden temin edilen 04.02.2013 havale tarihli yazıda sanığın kooperatifi temsil ve imza yetkisinin bulunmadığının belirtilmesi karşısında, mahkemece sübutu kabul olunan eylemlerin, suça konu paraların görevi dolayısıyla sanığa teslim edilmediği, görevine nazaran sanığın koruma ve gözetim yükümlülüğünün de olmadığı, bu nedenle de fiillerinde yasal tevdi unsurunun gerçekleşmediği, hileli ve yasal olmayan yollarla kendisine haksız olarak menfaat sağladığı anlaşılmakla, zincirleme dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sahtecilik suçlarında aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi yetkisinin hakime ait olduğu nazara alınarak, suça konu belge asıllarının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına getirtilmesi, duruşmada incelenip özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması ile iğfal kâbiliyetinin belirlenmesi, gerekirse bu hususta bilirkişi raporu alınması, diğer taraftan sanığın anılan belgeleri düzenleme yetkisinin bulunmaması karşısında, eyleminin sübutu hâlinde 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43/1. maddelerinde düzenlenen zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçundan mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal Kararının 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci fıkrasıyla ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kamu görevlisinin resmi belgede zincirleme sahteciliği suçunu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hâk ve yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işleyen sanık hakkında aynı Kanunun 53/5. maddesi uyarınca hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Ardahan Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/39 ve Göle Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/13-14-15 Suç Eşyası Esas Defter Numaralı adli emanet sıralarında kayıtlı belgeler hakkında karar verilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 22.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.