"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : İhaleye fesat karıştırma, zimmet, rüşvet alma, rüşvet verme, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, ikna suretiyle irtikap, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle bahse konu suçtan kurulan hükümleri temyiz etme ... bulunmadığı anlaşılan Hazinenin bu suçtan kurulan hükümlere yönelik temyiz talebinin ve sanık ... müdafiinin iddianamede 2 numaralı eylem olarak nitelendirilen ihaleye fesat karıştırma suçundan zamanaşımı nedeniyle verilen düşürülme hükmünü temyizde hukuki yararı bulunmadığından adı geçen sanık müdafiin temyiz isteminin, keza suçtan zarar gören ... vekilinin yasal süresinden sonra vaki temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılan Hazine vekilinin sanıklar hakkında ihaleye fesat karıştırma, zimmet, rüşvet alma, rüşvet verme ve ikna suretiyle irtikap suçlarından verilen beraat hükümlerine, O yer Cumhuriyet savcısının 04.03.2022 tarihli temyiz dilekçesinin içeriğine göre iddianamede 8 numaralı eylem olarak adlandırılan 20.04.2007 tarihli ihaleyle ilgili sanıklar ... , ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat hükümlerine, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanık ...'in yüzüne karşı tefhim olunan hükme yönelik temyiz süresinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de nazara alınarak 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesine göre hükmün tefhiminden itibaren bir hafta olmasına karşın "tefhim tarihinden itibaren 15 gün içerisinde" olduğu belirtilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı ve bu itibarla sanık müdafiinin 04.02.2019 havale tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu gözetilerek yapılan incelemede;
Sanık ... hakkında hüküm kurulurken sanığın soyadının "..." yerine "..." olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiş, sanıklar ... ve ... hakkında belirlenemeyen bir parselin satımı için menfaat karşılığı rüşvet anlaşması yaptıkları iddia edilerek açılan kamu davalarıyla ilgili mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat ve görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine, ..., ... ve ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen beraat ve mahkumiyet ile rüşvet alma suçundan verilen beraat hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan kurulan mahkumiyet ve rüşvet verme suçundan verilen beraat hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve irtikap suçlarından verilen beraat ile ihaleye fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ile zimmet suçlarından verilen beraat ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma suçundan verilen mahkumiyet ve irtikap suçundan verilen beraat hükümlerine, ... hakkında zimmet suçundan verilen beraat ve görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine, ..., ... ve ... hakkında rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümlerine, ... hakkında ihaleye fesat karıştırma ve irtikap suçlarından verilen beraat hükümlerine, ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Davaya konu ihaleler nedeniyle kurum zararı oluşmadığı nazara alındığında; sanıklara isnat edilen ihaleye fesat karıştırma eylemlerinin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 6459 sayılı Yasa'nın 12. maddesiyle değişik 235/3-b maddesi kapsamında,
Diğer yandan sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında iddianamede 18 numaralı eylem olarak belirtilen doğrudan temin usulüyle yapılan alıma ilişkin isnatların sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma ve bu suça iştirak niteliğinde,
Rüşvet suçunun oluşabilmesi için bir rüşvet anlaşmasının bulunması, bu anlaşmanın da işin yapılmasından önce veya en geç yapılması anında olması gerektiği ancak dosyada rüşvet anlaşmasına dair yeterli delil bulunmadığı gözetildiğinde, kamu görevlisi olan sanıklar ... (iddianamede 15 ve 16 numaralı olarak belirtilen eylemleri), ... ve ...'ya yönelik rüşvet alma isnatlarının suç tarihlerinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun'un mülga 257/3. madde ve fıkrasında düzenlenen görevinin gereklerine uygun davranmak için çıkar sağlama suçu olarak,
Öte yandan sanık ... hakkında iddianamede 17 numaralı eylem olarak belirtilen belediyeye inşaat ruhsatı almak için başvuran vatandaşlardan proje çizimi karşılığı menfaat temin ettiği şeklindeki isnatların sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 250/2. maddesi kapsamında,
Değerlendirilmesi gerektiği gözetildiğinde;
Anılan suçlar ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma, 235/3-b maddesindeki ihaleye fesat karıştırma ve aynı Kanun'un 250/2. maddesinde düzenlenen ikna suretiyle irtikap suçlarının söz konusu maddelerde öngörülen cezalarının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli, 5237 sayılı Kanun'un 252/1-2. maddelerinde düzenlenen rüşvet alma ve rüşvet verme ile aynı Kanun'un 247/1. maddesinde düzenlenen zimmet suçlarının ise aynı Kanun'un 66/1-d ve 67/4. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, zimmet ile rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından verilen beraat hükümleri yönünden zamanaşımını kesen son işlem olan 20.06.2008 ve 24.10.2008 tarihli sorgu işlemleri ile inceleme günü arasında asli dava zamanaşımı süresinin, diğer suçlar yönünden ise suç tarihleri ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ve 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2-Sanık ... hakkında ihaleye fesat karıştırma, zimmet, rüşvet alma, irtikap ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat ve mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Sanığın 29.04.2021 tarihinde hükümden sonra vefat ettiği UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, bu husus mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince bir karar verilmesi lüzumu,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısının, katılan Hazine vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükümlerin BOZULMASINA 24.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.