Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2256 Esas, 2020/2638 Karar

SUÇ : Zimmet

HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hâk ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanığın dosya kapsamına göre uygun görülmeyen duruşmalı inceleme talebinin 5271 sayılı Kanun'un 299. maddesi uyarınca takdiren reddine ve incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.12.2019 tarihli ve 2019/475 Esas, 2019/522 sayılı Kararı ile sanığın zimmet suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/1 ve 62. maddeleri gereği 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3, 5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/2256 Esas, 2020/2638 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde yer alan hak yoksunluğuna dair bendin hükümden çıkarılarak ''Suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/1-e. maddesinde öngörülen hak ve yetki kötüye kullanılarak işlenmiş olması nedeniyle aynı Kanun'un 53/5. maddesi gereğince cezanın infazından sonra başlamak üzere sanığın takdiren 2 yıl 6 ay süre ile avukatlık mesleğinin hak ve yetkilerini yasaklanmasına'' bendi eklenmek suretiyle hükmün düzeltilmesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Sanığın Temyiz İstemi

Katılanın kızı olan Ahu Kürklü'nün beyanları ve mesaj kayıtlarının delil olarak kabul edilemeyeceğine, takip edilen hukuk davası sonucu katılana gerekli ödemenin yapıldığına ve bu hususa ilişkin tanıklarının bulunduğuna, hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ve sair hususlara ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17.06.2021 tarihli ve 2021/5-43 Esas, 2021/287 sayılı Kararında da açıklandığı üzere; sanık ile katılan arasındaki vekâlet ilişkisinde kamu otoritesi ve kamu gücünün kullanılmadığı, söz konusu paraların teslim edilmesinin sanığın avukat olmasının doğal sonucu değil katılan tarafından şahsına duyulan güven ilişkisi nedeniyle verilen ahzu kabz yetkisi kapsamında gerçekleştirildiği ve buna bağlı olarak da aralarındaki ilişkinin hizmet ilişkisi kapsamında kaldığı gözetildiğinde; sanığın, davacı ... vekili sıfatıyla yürüttüğü maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin hukuk davası sonunda,... 25. İcra Dairesince düzenlenen 22.01.2018 tarihli reddiyat makbuzu ile 58.084,96 Türk lirası tahsil ettiği hâlde müvekkiline vermeyerek uhdesinde tutması şeklindeki eyleminin sübutu hâlinde 5237 sayılı Kanun'un 155/2. maddesinde tanımı yapılan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı ve 24.10.2019 tarihinde 30928 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253/1-b maddesine eklenen alt bentler arasında yer alan hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinin ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra, sonucuna göre sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, esası incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca... 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

13.01.2025 tarihinde karar verildi.

***