Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/303 Esas, 2015/438 Karar

SUÇ : Zimmet ve görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Tayin olunan cezaların ayrı ayrı miktarına nazaran yasal koşulları bulunmadığından sanıklar müdafiinin duruşma talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi gereği REDDİNE,

1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun (1163 sayılı Kanun) Ek 2/2. maddesi gereğince sanıklara yüklenen zimmet ve ihmalî davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun (3628 sayılı Kanun) 17 ve 18. maddeleri gereği zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Tarım ve Orman Bakanlığının kanun yoluna başvurma hâkkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7417 sayılı Kanun) yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde zimmet suçu bakımından müdahil sıfatını kazandığına, diğer suça ilişkin 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi uyarınca temyiz hâkkı bulunduğuna, bu itibarla incelemenin zimmet suçundan katılan, görevi kötüye kullanma suçundan zarar gören Bakanlık vekili ile sanıklar müdafiinin sanıklar hakkındaki mahkumiyet hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarıyla ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Delillerle iddia ve savunma, yapılan yargılama göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan yerinde görülmeyen katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,

Sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükmün temyizen incelenmesinde;

Sanığın oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemine uyan ihmalî davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 12.11.2015 tarihli mahkûmiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,

Sanık ... hakkında kurulan hükümlerin temyizen incelenmesinde ise;

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kaydından sanığın hükümden sonra 05.04.2023 tarihinde vefat ettiği ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 02.10.2024 tarihli ve 2021/288 Esas, 2024/281 Karar sayılı ilâmı doğrultusunda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davalarıyla ilgili düşme kararı verilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla, katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkındaki kamu davalarının aynı Kanun 322 ve 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ile 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği sanığın ölümü sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***