Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/293 Esas, 2017/403 Karar

SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs, görevi yaptırmamak için direnme, kamu görevlisine hakaret

HÜKÜM : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığına

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak anlaşılması gerektiği, sanığın kamu görevlisi olmadığı ve hakkında rüşvet vermeye teşebbüs, kamu görevlisine hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında atılı suçlardan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkı olmadığı, bu itibarla Mahkemenin katılma talebinin reddine dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, İçişleri Bakanlığı vekilinin sanık hakkında verilen hükümlere yönelik temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin hakkında rüşvet vermeye teşebbüs ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davasının aynı Yasa'nın 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince zamanaşımı sebebiyle DÜŞMESİNE,

Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 87. maddesi ile yapılan değişiklik karar yerinde tartışılıp değerlendirilmemiş ise de, Mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi uyarınca yapılan indirim oranı dikkate alındığında söz konusu değişikliğin sanık lehine sonuç doğurmadığı anlaşıldığından bu husus bozma nedeni sayılmamış, bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/26 Esas ve 2011/257 Karar sayılı ilamında yer alan erteli cezanın kısmen veya tamamen infazı için ihbarda bulunulması gerekirken, açıklanması geri bırakılan hükmün gereğinin takdir ve ifası için ihbarda bulunulmasına karar verilerek karışıklığa yol açılması,

Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının 5 no.lu bendinin "Ayrıca Antalya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/26 Esas ve 2011/257 Karar sayılı ilamı nedeniyle sanığın 1 yıl 8 aylık deneme süresi içinde atılı rüşvet vermeye teşebbüs suçunu işlediği anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 51/7. maddesi gereğince erteli bu cezasıyla ilgili olarak dosyanın ele alınması yönünden gerekli işlemlerin yerine getirilmesine," şeklinde değiştirilmesi suretiyle diğer yönleri eleştirilen husus dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***