Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/518 Esas, 2020/605 Karar

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜM : İstinaf başvurusunun hükmün düzeltilerek esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A. İlk Derece

Batman 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2019/137 Esas, 2019/453 sayılı Kararı ile sanığın ihaleye fesat karıştırma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 235/1, 62, 53/1. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/518 Esas, 2020/605 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanığın yasal unsurları oluşmayan atılı suçtan beraatine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Batman Valiliği Köylere Hizmet Götürme Birliği Vekilinin Temyiz İstemi

Sanığın savunmaları arasında çelişki bulunduğuna, Milli Eğitim Bakanlığınca yapılan ihalelerin hangilerine katıldığının ve kamu görevlileri ile mesai saatleri içerisinde görüşmesini gerektirir bir durumun bulunup bulunmadığının araştırılmadığına, ihale öncesinde ihale bedellerinin sanık tarafından bilindiğinin sabit olduğuna, eksik araştırma ve yanlış gerekçeyle yazılı şekilde hüküm tesis edildiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

1. Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün kaldırılarak duruşma açılmaksızın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi delaletiyle aynı Kanun'un 303/1-a maddesi uyarınca "yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından" gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; gerekçeye dayanak yapılan bu Kanun hükmünün İlk Derece Mahkemesi tarafından belirlenen maddi mesele değiştirilmediği hallerde uygulanabileceği ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 235/2-c maddesinde yer alan "Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek" şeklindeki fiilin faili olabileceği, buna göre sanık hakkındaki mahkumiyet hükmü bakımından 5271 sayılı Kanun'un 280/1-g maddesi gereğince duruşma açılarak ve taraflar da çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun'un 280/2. maddesine göre yeniden hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmesi,

2. İlk Derece Mahkemesince sanığın atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan dosyadaki mevcut delillere göre yapılan değerlendirme sonucunda sanığa yüklenen suçun yasal unsurları oluşmadığından gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin ulaştığı sonucun isabetli bulunmadığı ve sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararına ilişkin olarak hüküm fıkrası kısmının tamamen hükümden çıkarılarak yerine sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi gerektiğine dair ibare eklenmek suretiyle sanık müdafiinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmış ise de; Anayasa'nın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34, 230/1 ile 289/1-g maddeleri uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilen İlk Derece Mahkemesi hükmünün Yargıtay incelemesine tabi ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu kapsamda İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararının gerekçesi ve hüküm fıkrasıyla birlikte bir bütün halinde sanığın cezalandırılmasına ilişkin ibareler içermesi nedeniyle kararın 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca kaldırılarak oluşa ve kabule uygun şekilde yeni bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yalnızca İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrası kısmının hükümden çıkarılıp sanığın beraatine dair ibarelerin hüküm fıkrasına eklenmesi fakat sanığın mahkûmiyetine dair anlatımı içeren gerekçenin hükümden çıkarılmaması, bu suretle infazda tereddüde yol açacak ve gerekçeyle hüküm arasında açık çelişkiye neden olacak şekilde karar verilmesi,

Hukuka aykırı görülmüştür.

III. KARAR

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık hakkında Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik katılan Batman Valiliği Köylere Hizmet Götürme Birliği vekilinin temyiz istemi ile dosya kapsamında tespit edilen diğer hususlar nazara alındığında, sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozma kararının içeriği doğrultusunda 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b madde, fıkra ve bendi uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,22.04.2025 tarihinde karar verildi.

***