Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/74 Esas, 2018/56 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜMLER : 1)Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.11.2017 tarihli ve 2017/218 Esas, 2017/342 sayılı Kararı ile; ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet,

2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17.01.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/56 sayılı Kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddi.

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/56 sayılı Kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:

15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, sanığın da anılan geçici maddeye istinaden 15 günlük yasal süre içerisinde 13.12.2021 tarihli dilekçeyle hükmü temyiz ettiği gözetildiğinde esasın incelenmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinin beşinci fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.01.2017 tarihli ve 2017/281 Soruşturma, 2017/30 Esas, 2017/3 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılması kararı verilmesi talep edilmiştir.

2.Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.04.2017 tarihli ve 2017/6 Esas, 2017/68 sayılı Kararı ile sanık hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesine göre son soruşturmanın Isparta Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.

3.Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.11.2017 tarihli ve 2017/218 Esas, 2017/342 sayılı Kararı ile sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, bu cezanın aynı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi gereğince 75 tam gün karşılığı 1.500 TL adli para cezasına çevrilmesine, aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hak yoksunluğu uygulanmasına karar verilmiştir.

4.Sanığın istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/56 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık, maddi ve manevi bir zararın oluşmadığı, katılanın ödeme yaptığı ve davasına dayanak ettiği banka ödeme dekontunun noterlikçe resen yapılmış veya tasdik olunmuş bir belge olmadığı, somut olayda bu belgelerin itfa talebine konu edilemeyeceği, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı ve hukuka aykırı olarak verilen hükmün bozulması gerektiği sebepleriyle kararı temyiz etmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Isparta Barosuna kayıtlı Avukat olan sanığın; davacı katılan vekili sıfatıyla takip ettiği Isparta İcra Hukuk Mahkemesinin 20.01.2014 tarihli, 2013/507 Esas ve 2014/38 Karar sayılı dava dosyasında, aynı yer 3. İcra Müdürlüğünün 2013/5253 Esas sayılı takip dosyasına konu icra emrine itiraz davasında, şikayetin kabulü ile icra emrinin iptaline ve icra emrinin borçluya öğrenme tarihi olan 18.12.2013 tarihinde tebliğ edildiğinin olarak tespitine dair karar verilmesine rağmen, katılan davacı vekilinin borcun zaten ödenmiş olması sebebine dayalı olarak itfa sebebiyle takibin iptaline dair aynı yer İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/76 Esas sayılı davasını gecikmeli olarak açmasından dolayı Isparta İcra Hukuk Mahkemesinin, 18.02.2014 tarihli, 2014/76 Esas ve 2014/86 sayılı Kararıyla şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin kararın verilmesine ve bu nedenle şikâyetçinin mükerrer ödeme yapmasına sebebiyet vererek icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunmuş, Mahkemece; sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, sanığın bu kararı istinaf etmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılmaksızın yapılan incelemede istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.

IV. GEREKÇE

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.01.2018 tarihli ve 2018/74 Esas, 2018/56 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

15.02.2024 tarihinde karar verildi.

***