"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/101 Esas, 2021/394 Karar
SUÇ : Müteselsil olarak ihtilasen zimmet
HÜKÜMLER : Zimmet ve resmi belgede sahtecilik suçlarından zamanaşımı nedeniyle düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
İddianame içeriğinde katılanlığına karar verilen ... yönünden, sanıkların yönetim kurulu başkanı, üyesi, müdürü ve çalışanı oldukları S.S. 1065 sayılı Gölmarmara Merkez ve Çevre Köyleri Tütün Tarım Satış Kooperatifinin üyesi olduğunun ve kredi kullanmadığı halde adına müşterek ve müteselsil borç senedi düzenlenerek kredi çekilip sanıklar tarafından zimmetlerine geçirildiğinin iddia edildiği, bu isnat dışında adı geçen katılan yönüyle başkaca bir isnadın yer almadığı, dolayısıyla anılan fiil dışında diğer isnatlara ilişkin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesi uyarınca doğrudan zarar görmediği gibi davaya katılma ve hükümleri temyiz hakkının olmadığı, bu itibarla katılan ... vekilinin, diğer isnatlara ilişkin temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, incelemenin katılan yönünden açıklanan isnada yönelik temyiz itirazıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Sanıklar hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 202/2 ve 80. maddeleri uyarınca müteselsil olarak ihtilasen zimmet suçundan kamu davası açıldığı, bu suçun suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 247/2. maddesinde düzenlendiği ayrıca 765 sayılı Kanun uygulamasında nitelikli zimmet suçunun unsuru sayılan sahtecilik fiilleri için 5237 sayılı Kanun'un 212. maddesindeki düzenleme nedeniyle ayrıca sahtecilik suçundan da ceza tayin edilmesi gerektiği, bu hususun mahkumiyet kararı verilebilecek hallerde göz önünde bulundurulacağı, 765 sayılı Kanun'un 202/2. maddesinde düzenlenen zimmet suçuna ilişkin dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin değerlendirildiği durumlarda ayrıca sahtecilik sevki ile açılmış bir kamu davası bulunmaması halinde bu suçtan düşme kararı verilemeyeceği, sanıklara isnat edilen ihtilasen zimmet suçunun suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı Kanun'un 202/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 102/2 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık asli ve 22 yıl 6 aylık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, incelemeye konu, katılana yönelik eylemin suç tarihi 2000 yılı olup hüküm tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek, davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, kamu davası açılmayan sahtecilik suçundan da hüküm kurulmak suretiyle yazılı şekilde düşme kararları verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak suç tarihi olan 2000 yılı ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından aynı Kanun’un 322 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.