"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/70 Esas, 2020/908 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : ...
SUÇLAR : Rüşvet verme, rüşvet alma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanık ...'ın kamu görevlisi olmadığının ve hakkında rüşvet verme suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanık hakkında atılı suçtan açılan kamu davasında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkının olmadığı gözetilerek, vekilinin sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260. maddesi gereği katılanlar ... vekilinin rüşvet alma suçundan kurulan hükmü, Hazine vekilinin ise rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarından kurulan hükümlerini temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz istemlerinin reddini gerektirir başkaca bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.09.2019 tarihli ve 2019/229 Esas, 2019/356 sayılı Kararı ile sanıkların rüşvet verme ve rüşvet alma suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarihli ve 2020/70 Esas, 2020/908 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Dosyada tanık olarak beyanları alınan ... ve Meryem Eşin'in soruşturma aşamasında alınan beyanları ile olay anına ilişkin kamera görüntüleri gereğince sanıkların atılı suçları işlediğinin sabit olduğuna, usul ve yasaya aykırı olarak verilen beraat kararlarının bozulmasına ilişkindir.
2.Katılan ... Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna, kararların bozulmasına ve üst sınırdan cezalandırılmalarına ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanıklar lehine değerlendirilerek atılı suçtan ayrı ayrı beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılanlar vekillerinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
1.Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenle katılan ... vekilinin sanık ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, hükümlerde katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.01.2025 tarihinde karar verildi.