"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/111 Esas, 2019/141 Karar
SUÇLAR : Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile bu örgüte üye olma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet alma ve rüşvet verme, edimin ifasına fesat karıştırma, görevi kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Suçtan zarar görenler ..., ..., Sağlık Bakanlığı ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıkları 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre kendi kurumları ile ilgili ihaleler yönünden ihaleye fesat karıştırma ve edimin ifasına fesat karıştırma, kendi kurum çalışanlarına isnat olunan rüşvet alma suçlarından doğrudan zarar gördüklerinden kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından temyiz edilmesi ile 3628 sayılı Yasa'nın 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince başvuru tarihlerinde müdahil sıfatını kazandıklarına, katılan PTT Genel Müdürlüğü vekilinin temyizinin sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan tüm hükümlere katılanlar Hazine, ..., ..., ..., Sağlık Bakanlığı ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlıkları vekillerinin temyiz istemlerinin ise tüm sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik olduğu ancak suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme ile bu örgüte üye olma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet verme, rüşvete aracılık etme, görevi kötüye kullanma ve resmi belgede sahtecilik suçlarından doğrudan zarar görmedikleri, bu itibarla bahse konu suçlardan verilen hükümleri temyiz etme haklarının bulunmadığı gözetilerek, bu hükümlere yönelik vekillerinin temyiz istemlerinin keza 10.01.2022 tarihinde tebliğ olunan hükümleri 1 haftalık yasal süreden sonra 21.02.2022 tarihli dilekçe ile temyiz eden ... vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin O yer Cumhuriyet savcısının sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere, katılanlar vekillerinin sanıklar hakkında kendi kurumları ile ilgili ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve kendi kurum çalışanlarına isnat olunan rüşvet alma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1) Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükümlerden sonra, sanıklardan ...'ın 04.08.2021, ...'ın 29.09.2021, ...'in 23.03.2022, ...'un 20.10.2020 tarihlerinde öldüklerinin UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşılması karşısında, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas sayılı kararı gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
2) Diğer sanıklar hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Anayasanın 141/3, 5271 sayılı Kanun'un 34/1 ve 230/1. maddeleri gereğince hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, mahkeme kararının sanığın, katılanın ve Cumhuriyet savcısının talep ve savunmalarını karşılayacak ayrıca Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması, Yargıtayın gerekçelerde tutarlılık denetimi yapması ve bu açılardan mantıksal ve hukuksal bütünlüğün sağlanması için kararın dayandığı tüm verilerin, bu veriler sonucunda mahkemenin ulaştığı kanaatin, iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması ve soruşturma kapsamında delil elde etmek maksadıyla uygulanan tedbirlere ilişkin mahkeme kararlarının aslı veya onaylı örneklerinin de dosya arasına alınması gerektiği halde, açılan davalar itibariyle "geçmişe yönelik inceleme ve araştırma yapılarak kanıt elde edilmesi olanağının bulunup bulunmadığı konusunda bir değerlendirme yapılmamasına rağmen sanıkların ileride işlemesi muhtemel suçlara yönelik kanıt elde edilmesi maksadıyla iletişimin tespiti, dinlenilmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ile gizli soruşturmacı görevlendirilmesi ve teknik takip kararları alınmış olması nedeniyle bu kanıtların hükme esas alınamayacağı" şeklinde yeterli olmayan gerekçeyle beraat hükümleri kurulması,
Kanuna aykırı, O yer Cumhuriyet savcısının ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.