"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/984 Esas, 2019/1711 Karar
SUÇTAN ZARAR GÖREN : İçişleri Bakanlığı
SUÇLAR : Rüşvet alma, rüşvet verme
HÜKÜMLER : A) İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
B) İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak aynı suçtan ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi, onama
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümlerin temyizi üzerine yapılan ön incelemede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre rüşvet alma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan İçişleri Bakanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilerek katılma iradesinin ortaya konulması ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun’un 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca sanık ...'a isnat olunan rüşvet alma suçu yönünden başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, sanıklar ... ve ...'ın kamu görevlisi olmadıkları ve haklarında rüşvet verme suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, adı geçen sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen İçişleri Bakanlığının katılma hakkının olmadığı ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı hususu dikkate alındığında, katılan İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince sanıklar ... ve ... haklarında verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz eden katılan Hazine vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2018/197 Esas, 2019/97 sayılı Kararı ile sanıklardan ... ve ...'in rüşvet verme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 252/1 ve 62. maddeleri gereğince ayrı ayrı 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, ...'ın rüşvet alma suçundan aynı Kanun'un 252/2, 252/1 ve 62. maddeleri gereğince 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve her bir sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.
B. İstinaf
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin 12.07.2019 tarihli ve 2019/984 Esas, 2019/1711 sayılı Kararı ile İlk Derece Mahkemesince sanıklardan ... hakkında rüşvet alma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, ... ile ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak aynı suçtan 5271 sayılı Kanun’un 223/4-a maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi
Sanıklar ... ile ... hakkında rüşvet verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak ceza verilmesine yer olmadığına dair Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan hükümlerde Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve sair hususlara ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen ceza verilmesine yer olmadığına dair hükümler usul ve kanuna uygun olduğundan, katılan Hazine vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
1)Ön inceleme bölümünde açıklanan nedenlerle katılan İçişleri Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2)Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan Hazine vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.04.2025 tarihinde karar verildi.