Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/157 Esas, 2021/128 Karar

SUÇ : Zincirleme icrai davranışla görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

... Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.11.2011 tarihli ve 2011/11833 Soruşturma, 2011/5164 Esas, 2011/2980 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ile 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

... (Kapatılan) 3. Sulh Ceza Mahkemesinin, 17.04.2013 tarihli ve 2011/567 Esas, 2013/278 sayılı Kararı ile görevi kötüye kullanma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiş, kararın O yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 24.10.2019 tarihli ve 2015/6527 Esas, 2019/10145 sayılı Kararı ile esasa ilişkin nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyizi, müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 257 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği zamanaşımı süresini kesen son işlemin 26.12.2012 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu ve sanık hakkında düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/157 Esas, 2021/128 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.10.2023 tarihinde karar verildi.

***