Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2020/2685 Esas, 2020/3335 Karar

SUÇ : Rüşvet alma, icbar suretiyle irtikap

HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesince atılı suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Her ne kadar Tebliğname'de sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik katılan Hazine vekilinin temyiz başvurusu hususunda görüş belirtilmişse de, adı geçen sanıklar hakkında Bölge Adliye Mahkemesince kurulan bir hüküm bulunmadığından, bu husus inceleme dışı bırakılmıştır.

Sanık ... hakkında icbar suretiyle irtikap suçundan kurulan hükmün kesin nitelikte bulunduğu belirlenmiştir.

Rüşvet alma suçu yönünden sanık ... hakkında kurulan hükmün yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

A.İlk Derece Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli ve 2019/535 Esas, 2020/166 sayılı Kararı ile sanık hakkında rüşvet alma suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi uyarınca beraatine hükmolunmuştur.

B. İstinaf

Katılan Hazine vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.12.2020 tarihli ve 2020/2685 Esas, 2020/3335 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

İstinaf sebeplerinin yeterince incelenmediğine, İlk Derece Mahkemesince eksik incelemeye dayanılarak hükümler tesis edildiğine, suçların maddi ve manevi unsurlarının tamamlandığına, her iki suç yönünden verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Rüşvet Alma Suçundan Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından şüphe sanık lehine değerlendirilerek atılı suçtan beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği anlaşılarak, katılan Hazine vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

III. KARAR

A. İcbar Suretiyle İrtikap Suçundan Verilen Karar Yönünden

5271 sayılı Kanun’un 286/2-g. maddesinde yer verilen “On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak (…) istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, katılan Hazine vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Rüşvet Alma Suçundan Verilen Karar Yönünden

Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin kararında katılan Hazine vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi gereği Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.04.2025 tarihinde karar verildi.

***