"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/892 Esas, 2021/1209 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.10.2013 tarihli ve 2013/1961 Soruşturma, 2013/591 Esas, 2013/294 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılması ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2014 tarihli ve 2013/372 Esas, 2014/255 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi gereğince 3 yıl hapis ve 600 tam gün karşılığı 12.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3.Sanık müdafinin temyizi üzerine hükmün Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/1586 Esas, 2020/1299 Karar sayılı ilamı ile; sanık hakkında aynı suçtan Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/745 Esas sırasında kayıtlı kamu davasının açıldığının anlaşılması karşısında, anılan davanın akıbetinin araştırılması, derdest ise davaların birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi sonrasında, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması için sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla bozulmasına karar verilmiştir.
4.Samandağ Asliye Ceza Mahkemesince Yargıtay bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde 13.10.2021 tarihli ve 2020/892 Esas, 2021/1209 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesi gereğince 2 yıl 6 ay hapis ve 625 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2015 tarih ve 2013/822 Esas, 2015/31 sayılı Kararı ile verilen cezanın mahsubu ile sanığın neticeten 8 ay hapis ve 125 tam gün karşılığı 5.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına hükmedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanık hakkında hükmedilen cezada gerekçesiz bir şekilde takdiri indirim uygulanmamasının, verilen hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, 16.08.2012 tarihinde getiri elde etmek amacıyla şikayetçiye 7.000 TL ödünç para verdiği, karşılığında 10.000 TL değerinde senet aldığı, tanık beyanlarının bu hususu teyit etmesi, sanık hakkında aynı suçtan mahkumiyet kararı olduğu dikkate alınarak sanığın tefecilik yaptığı sabit görülerek zincirleme şekilde tefecilik yapmaktan mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/822 Esas, 2015/31 sayılı Kararının açıklanması halinde zincirleme suçlardan biri kapsamında kaldığının mahallince değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli ve 2020/1586 Esas, 2020/1299 Karar sayılı ilamı ile akıbetinin araştırılması, derdest ise davaların birleştirilmesi, karara çıkmış ve kesinleşmiş ise onaylı örneğinin getirtilerek incelenmesi sonrasında, suç ve iddianame tarihlerine göre eylemler arasında hukuki kesinti oluşup oluşmadığının, zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının ve mükerrer dava olup olmadığının saptanması için işaret edilen Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2014 tarihli ve 2013/745 Esas, 2014/20 sayılı Kararı yerine, Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.02.2015 tarihli ve 2013/822 Esas, 2015/31 sayılı Kararı esas alınmak suretiyle açıklanması geri bırakılan hükümdeki cezanın sanık hakkında verilen cezadan mahsubuna karar verilmesi,
28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin 3 üncü fıkrası hükmüne aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin sanığa ihtarına karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samandağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.10.2021 tarihli ve 2020/892 Esas, 2021/1209 sayılı Kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden ve aynı Kanun'un 322 nci maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin "Hatay 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2014 tarihli ve 2013/745 Esas, 2014/20 Karar sayılı ilamı ile verilen cezanın 5237 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi gereğince mahsup edilerek sanığın 5 ay hapis ve 620 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,", 6 ve 7 numaralı bentlerinin "5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği sanığın şahsi, sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak sanığa verilen 620 tam gün adli para cezasının bir günü mahkemenin takdiri de gözetilerek takdiren 40,00 TL'den hesap edilerek sanığın 24.800 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," şeklinde değiştirilmesi, hüküm fıkrasının 8 numaralı bendinde yer alan "5.000 TL" ibaresinin "24.800 TL" olarak değiştirilmesi, 9 numaralı bendinde yer alan "ödenmeyen adli para cezasının infaz aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hapis cezasına çevrilebileceğinin" şeklindeki ibarenin hüküm fıkrasından çıkarılması suretiyle diğer yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.12.2023 tarihinde karar verildi.