"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/1 Esas, 2012/73 Karar
SUÇ : Edimin ifasına fesat karıştırma, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşürülme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında edimin ifasına fesat karıştırma suçundan kurulan beraat hükmü yönünden yapılan temyiz incelemesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Tüzel kişi sanık .... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında güvenlik tedbiri uygulanması istemiyle açılan kamu davasında verilen beraat hükmüne ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5237 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yer alan “Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır” şeklindeki düzenlemeye ve tüzel kişiler hakkında uygulanacak güvenlik tedbirlerini belirleyen TCK'nın 60. maddesi içeriğine göre suç faili olmasına ve ceza yaptırımına uğramasına yasal olanak bulunmayan .... Şirketi hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmesi yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, tüzel kişi sanığın atılı suçtan beraatine ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine ". ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi hakkında güvenlik tedbiri uygulanması istemiyle kamu davası açılmış ise de; gerçek kişi sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve yasal koşulların bulunmaması nedenleriyle tüzel kişi olan sanık hakkında güvenlik tedbiri uygulanmasına yer olmadığına,” ibaresinin hüküm fıkrasına eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümleri yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise;
Sanıklara isnat edilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık aslî dava zamanaşımı süresine tabî olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 09.03.2011, 27.07.2011 ve 04.03.2011 tarihli sorgular ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği, keza Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin edilen nüfus kaydından sanık ...'ın hükümden sonra 26.12.2012 tarihinde vefat ettiği anlaşıldığından hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 29.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.