Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2021/254 Esas, 2022/21 Karar

SUÇ : Zimmet, görevi kötüye kullanma

HÜKÜM : Beraat, düşürülme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma hakkı vermeyeceği, bu nedenle sanıkların üzerlerine atılı görevi kötüye kullanma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre doğrudan zarar görmeyen Hazinenin katılma hakkı olmadığı gibi usulsüz olarak davaya katılmasına karar verilmesinin de hükümleri temyiz hakkı vermeyeceğinden vekilinin anılan suçtan verilen hükümlere ilişkin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince REDDİNE, temyiz başvurularının kapsamına göre incelemenin; katılanlardan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin tüm sanıklar hakkında kurulan tüm hükümlere, ... temsilcisinin sanıklardan Hasan ve Seyit Mehmet hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından, katılan Hazine vekilinin ise sanıklar Hasan ve Seyit Mehmet hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ... hakkında zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlarından verilen ölüm nedeniyle düşürülme hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince düşmesi yerine düşürülmesine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı vekilinin sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak bu cihet yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hüküm fıkrasının sanık ...'a ilişkin kısmında yer alan "düşürülmesine" ibaresinin "düşmesine" şeklinde değiştirilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Sanıklar Seyit Mehmet ve Hasan hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıkların üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 08.07.2009 tarihli sorgular ile hüküm tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıklar hakkında düşme kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması, Kanuna aykırı, katılanlardan bakanlık vekili ile kooperatif temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

Sanıklar Seyit Mehmet ve Hasan hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyelerinin zilyetliği kendilerine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü oldukları malları kendilerinin veya başkasının yararına uhdelerine geçirmeleri durumunda eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 247/1. maddesinde düzenlenen zimmet suçunu, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlemeleri durumunda eylemlerinin aynı Kanun'un 247/2. maddesinde düzenlenen nitelikli zimmet suçunu, kooperatif yönetim kurulu başkan ve üyelerinin görev sürelerinin dolmasından sonra kooperatife ait paraları bankadan sahte belgelerle çekmeleri durumunda eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu, bu suçun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsil amacıyla işlenmesi halinde eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 159. maddesinde düzenlenen suçu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu hükümleri uyarınca site yönetim kurulu başkan ve üyeliği sıfatıyla kat maliklerinden topladıkları paraları uhdelerine geçirmeleri durumunda eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı,

Bu açıklamalar ışığında somut olay irdelendiğinde;

İddianamede yer alan "...... isimli şahsa 28/03/1997 tarihinde satılan dükkana ait aidat bedeli olarak sadece 2007 yılında 230 TL'nin kayıtlara işlendiği, başkaca bir kayda rastlanmadığı" şeklindeki isnat yönünden; sanık ... aşamalarda, bu dükkanın kooperatifle ilgisi olmadığını, dükkanın ağabeyi ......'a ait olduğunu savunması,.....'ın da dükkanın kendisine ait olduğunu ifade etmesi, şikayetçi .....'in ise dükkanın kooperatife ait olduğunu beyan etmesi, 06.12.2012 havale tarihli bilirkişi raporunda da sanık ...'ın kooperatifin yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde dükkanın muvazaalı olarak......'a satıldığının belirtilmesi karşısında, ilgili tapu müdürlüğünden söz konusu dükkan satışına ilişkin olarak tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi, arsa sahibi ..., kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin imzalandığı dönemde yönetim kurulu üyeleri olan ... ... ve .... ile suça konu dükkanın satışının gerçekleştiği dönemde yönetim kurulu üyeleri olan .... ve ....'in tanık sıfatıyla dinlenilmeleri, ... ve ..... arasında görülen Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1993/392 Esas sayılı dava dosyası ve varsa diğer hukuk davalarının onaylı suretlerinin dosya arasına alınması suretiyle söz konusu dükkanın kooperatife ait olup olmadığının tereddüde yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi,

İddianamede yer alan "kooperatifin G blok 9. kat 17 numaralı dairesiyle ilgili olarak ne kadar aidat alındığı, üyenin aidatlarını ödememesi nedeniyle başka bir üyeye ne kadara devredildiği hususunda kayıtlara rastlanmadığı, son olarak bahse konu bağımsız bölümü satın alan...isimli şahsa satılmasına rağmen bedelinin kooperatif para hesabına ya da banka hesabına yattığına dair bilgiye rastlanmadığı" şeklindeki isnat yönünden; anılan daireye ilişkin olarak kooperatif yönetim kurulu kararıyla üyeliğe kabul edilen ... ve ...'in tanık sıfatıyla dinlenerek hisseyi kooperatiften devraldıkları miktarın, aidat ödeyip ödemediklerinin, ödedilerse kime, ne kadar ödeme yaptıklarının sorulup varsa buna ilişkin belgelerin temin edilmesi keza üyelik devirlerinin gerçekleştiği yıllarda yönetim kurulu üyesi olarak görev yapan .... ..... ve ....'in bilgilerine başvurulması,

İddianamede yer alan ".....'in 25.08.2007 tarihinde yöneticilik görevi sona erdiği halde 27.08.2007 tarihinde kooperatife ait çek hesabında bulunan 1.880 TL'yi çekerek uhdesinde bulundurduğu daha sonra kooperatife iade ettiği" şeklindeki isnat yönünden; sanık ...'in savunmalarında, yöneticilik görevinin sona ermesinden önce giderleri cebinden karşıladığını, bu alışverişe ilişkin bilgi ve belgelerin işletme defterinde kayıtlı olduğunu, harcamaları kendi cebinden yaptığından posta çekindeki paraların kendisine ait olduğunu, posta çeki hesabından yönetimden iki kişinin imzası karşılığında para çekildiğini, kooperatifin zararının bulunmadığını ayrıca posta çeki hesabındaki paraların kooperatifin değil site yönetiminin hesabı olduğunu belirttiği ancak parayı iade ettiğine dair bir savunmada bulunmadığının anlaşılması karşısında; söz konusu posta çeki hesabının kooperatif yönetimine mi yoksa site yönetimine mi ait olduğunun belirlenmesi, sanığın bu parayı bankadan birlikte çektiğini belirttiği diğer yönetim kurulu üyesinin tespit edilerek tanıklıktan çekinme hakkı da hatırlatılıp tanık sıfatıyla beyanının alınması, ilgili bankadan paranın çekilmesiyle alakalı tüm bilgi ve belgelerin temin edilmesi, kooperatifin suç tarihindeki avukatı ... ile şikayetçi ...arasında düzenlenen "29.09.2007 tarihli makbuz" isimli belgeye göre ...'nın sanık ...'ten tahsil ettiği 2.456,00 TL'den 1.000,00 TL'sinin ...'e teslim edildiğini ifade etmesi de nazara alınarak, ...'nın tanık sıfatıyla bilgisine başvurulması, sanığın kooperatiften gerçekten alacaklı olup olmadığının tespiti amacıyla suç dönemine ilişkin kooperatif ve site yönetimine ait tüm defter ve belgelerin temin edilmesi,

İddianamede yer alan "Kooperatif avukatı....'nın kooperatif yönetimine sunmuş olduğu 6 sayfalık raporda bahse konu olan 6.665,00 TL'nin 2.900,00 TL'lik bölümünü kooperatif kayıtlarına geçmediği" şeklindeki isnat yönünden; Tahsil Şalcı tarafından dosyaya ibraz edilen raporda yalnızca kendisinin imzasının bulunması, sanık ...'in savunmalarında suçlamaları kabul etmeyip avukattan alınan tüm paraları site defterinin kayıtlarına işlediğini ancak halen bitmeyen icra dosyalarının bulunduğunu ve avukat masraflarının hesaplanmadığını belirtmesi karşısında, söz konusu paraların kooperatif yönetimine mi yoksa site yönetimine mi ait olduğunun belirlenmesi, ...'nın tanıklıktan çekinme hakkı hatırlatılarak beyanına başvurulup suça konu paraları sanığa teslim edip etmediğinin sorulması, keza bu hususlara ilişkin belgelerin temini, sanık ... müdafiinin 15.03.2010 ve 06.04.2010 havale tarihli savunma dilekçelerinde belirttiği icra dosyalarının onaylı suretlerinin dosya arasına alınarak sanığın savunması doğrultusunda gerekli incelemenin yapılması,

İddianamede yer alan "siteye ait kapıcı dairesinin kiraya verildiği ancak ne şekilde ve kime ne kadar bedelle kiraya verildiğine dair hususların kooperatif kayıtlarına girmediği, bu dairenin kiraya verilmesi ile ilgili genel kurul kararı olmadığı, bu daire ile ilgili olarak sadece 230 TL'lik kira gelirinin kayıtlara girdiği" şeklindeki isnat yönünden; kapıcı dairesinin kiraya verildiği iddia olunan şahsın tanık sıfatıyla dinlenerek anılan dairede hangi tarihlerde oturduğu, kira parası ödeyip ödemediği, ödediyse kime, ne miktarda ödediğinin sorularak varsa konuya ilişkin belgelerin temini, ödenen paraların kooperatif için mi yoksa site yönetimi için mi ödendiğinin belirlenmesi,

Yukarıda belirtilen bilgi ve belgelerin temininden sonra dava dosyasının Sayıştay emekli uzman denetçilerinden seçilecek yeni bir bilirkişi heyetine tevdi edilerek; kooperatif yönetimine ve site yönetimine ait paralar yönünden ayrı ayrı olmak üzere suç tarihlerinde kooperatifin ve site yönetiminin tüm gelir ve giderlerinin belirlenip, kasa ve banka mevcutları da gözetilerek karşılaştırılması, her bir isnat yönünden savunmaları ayrı ayrı irdeleyerek, sanıkların uhdesinde kooperatife veya site yönetimine ait paranın bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu hususlarında rapor alınması sonrasında hasıl olacak sonuca göre sanıkların hukuki durumlarının ayrı ayrı takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve yetersiz gerekçelerle yazılı şekilde beraat hükümleri kurulması,

Kanuna aykırı, katılanlardan Hazine ve bakanlık vekilleri ile kooperatif temsilcisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***