"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mankemesi
SAYISI : 2020/54 Esas, 2021/319 Karar
SUÇ : Zimmet
HÜKÜM : Beraat (sanıklar ...hakkında), mahkumiyet (sanık ... hakkında)
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama, bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
İçişleri Bakanlığının zimmet suçunun zarar göreni olduğu, bu itibarla davaya katılma ve kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu, yargılama sırasında vekili marifetiyle 04.07.2019 ve 18.05.2021 tarihli dilekçeler ile davaya katılma talebinde bulunduğu ancak katılma isteğinin karara bağlanmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2. maddesi gereğince davaya katılan olarak kabulüne, O yer Cumhuriyet savcısının, 30.11.2021 tarihinde yüzüne karşı usulüne uygun olarak tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesinde belirlenen bir haftalık yasal süre geçtikten sonra verdiği 20.12.2021 tarihli dilekçe ile temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz isteminin aynı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin katılanlar Hazine ve ... vekilinin beraat hükümlerine, katılan ... vekilinin beraat hükümlerine ve mahkumiyet hükmüne, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkındaki mahkumiyet hükmüne, sanıklar ...müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik vekalet ücretine hasren vaki temyiz itirazlarıyla SINIRLI OLARAK YAPILMASINA karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
1) Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık ... müdafii ile katılanlar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasına "Kendisini vekille temsil ettiren sanık ... için karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 10.250,00 TL'nin Hazineden alınarak adı geçen sanığa verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2.Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmü ile sanıklar ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerinin temyiz incelemesinde ise;
Suç tarihinde Kütahya Belediyesi Evlendirme memurluğunda görev yapan sanıkların görev yaptıkları süre içerisinde nikah dairesinde kıyılan 540 adet nikah akdinden nikah tarifesine göre alınıp Belediye veznesine yatırılması gereken 215 adet nikah akdine yönelik alınan 20.425,00 TL tutarındaki nikah ücretini Belediye veznesine yatırmayarak uhdelerine geçirdikleri iddiası ile açılan kamu davasında sanık savunmalarından ve tanık beyanlarından, nikah ücretinin başvuru sırasında ya da başvurudan sonra ancak nikah akdinden önce alındığı, başvuruyu alan memur ile nikah akdini düzenleyen memurun çoğu zaman aynı kişi olmadığı, alınan nikah ücretlerinin zarfa konularak sanık ...'in oturduğu masanın çekmecesine bırakıldığı, sanık ... tarafından zarfın üzerine alınan ödemeye ilişkin bilgiler yazılarak imzalandığı, başvuranın başvuru anında ücreti, nikah akdine kadar yatıracağını beyan etmesi halinde ise bu kişilere ilişkin zarfların sanık ...'in masasındaki bir başka çekmeceye konulduğunun anlaşılması, bozmaya uyularak yapılan yargılamada Sayıştay emekli denetçilerinden oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan raporda ise zimmet miktarlarının hangi sanığın ne kadar başvuru aldığı ve alınan paraların konulduğu zarflar değerlendirilmeksizin her sanığın düzenlediği nikah akdine göre belirlenmiş olması, ücreti alınmayan ya da alındığı halde belediye veznesine yatırılmayan 215 nikah akdinin tarafları arasından resen seçilerek tanık sıfatı ile dinlenen 17 kişinin başvuru sırasında elden para verdiği kişi olarak üç sanığa ilişkin de beyanlarda bulunmaları karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması açısından iddia konusu 215 nikah akdine ilişkin tüm zarflar ve başvuru belgeleri celp edilip sanıkların da hazır edildiği duruşmada 215 nikah akdine ilişkin tanık sıfatıyla beyanları alınan 17 başvuru sahibi dışındaki nikah akdi taraflarının da başvuru ücretini ödeyip ödemedikleri, ödemişler ise parayı hangi sanığa verdikleri, ödeme karşılığında makbuz alıp almadıkları konusunda beyanları alınarak dosyanın öncekinden farklı oluşturulacak üçlü bilirkişi heyetine tevdi edilerek nikah akdinin taraflarının beyanları, dosyada mevcut olan 02.11.2010 tarihli ve 450 sayılı Belediye Meclisi Kararı gereğince çıkarılan tarifeye göre hangi nikaha ilişkin ne kadar ücret alınması gerektiği, nikah başvuru belgeleri, nikah akitlerine ilişkin zarflar değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 247. maddesi kapsamında belediye veznesine yatırılması gerektiği halde sanıkların uhdesinde kalan herhangi bir para bulunup bulunmadığı, sanıkların uhdesinde kalan para olduğunun tespit edilmesi halinde, her bir sanık yönünden miktarlarının belirlenmesi hususunda yeni bir bilirkişi raporu alınması ve bunun sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Hazinenin gerekçeli karar başlığında katılan olarak gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/2-b maddesine muhalefet edilmesi,
5237 sayılı Kanun'un 53/1-a maddesindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle zimmet suçunu işlediği kabul edilen sanık ... hakkında aynı Yasa'nın 53/5. maddesinin uygulanması sırasında, 53/1-a maddesindeki tüm hak ve yetkileri kullanmasından yasaklanmasına karar verilmesi yerine, sürekli kamu görevinin üstlenilmesinden, memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılmasına karar verilmesi suretiyle sınırlı uygulama yapılması,
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir" biçimindeki düzenleme nazara alınarak, kendisini vekille temsil ettiren ve beraatine karar verilen sanıklar Salih ve Selim lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafiilerinin, katılanlar Hazine ve Bakanlık ile Belediye vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.