"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/154 Esas, 2022/304 Karar
SUÇ : İkna suretiyle irtikap
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59/son maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesince temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesine istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
1)Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2020 tarihli ve 2020/203 Esas, 2020/309 sayılı Kararı ile sanık hakkında, ikna suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/2 ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.
2)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.02.2022 tarihli ve 2021/154 Esas, 2022/304 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanık memur olmadığından irtikap suçunun faili olamayacağına, sehven tahsil edilen paranın borçluya iade edildiğinin gözetilmediğine, katılanın herhangi bir zararının olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
18.08.2009 tarihli genel vekaletname ile sanık avukatı vekil olarak tayin eden katılanın, 20.11.2017 tarihinde azlettiği halde, sanığın söz konusu azilnameyi gizleyip katılanın alacaklısı olduğu Ankara 1. İcra Müdürlüğünün 2016/4523 sayılı dosyasının borçlusu ...'dan, anılan icra dosyasındaki borcundan mahsup edileceğinden bahisle 01.06.2018 tarihinde haricen 5.000,00 Türk Lirası tahsil ederek icra dosyasına bildirmemesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinde tanımlanan nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde ikna suretiyle irtikap suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun'un 53/5. madde ve fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun'un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.06.2024 tarihinde karar verildi.