"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/1 Esas, 2021/328 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Akçadağ Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.04.2013 tarihli ve 2013/88 Soruşturma, 2013/93 Esas, 2013/47 numaralı İddianamesiyle sanık ... hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası, tehdit suçundan, aynı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, hakaret suçundan aynı Kanun'un 125 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi ve kasten yaralama suçundan, aynı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarının uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.07.2014 tarihli ve 2013/78 Esas, 2014/147 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 55 inci maddeleri gereği 2 yıl 1 ay hapis ve 83 tam gün karşılığı 1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, aynı Kanun'un 55 inci maddesi gereğince elde edilen kazancın müsaderesine, kasten yaralama suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülmesine, tehdit ve hakaret suçları yönünden ise atılı suçların sanık tarafından işlendiği sabit olmadığından sanığın ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
3.Sanığın tefecilik suçuna ilişkin temyiz talebi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 14.10.2020 tarihli ve 2020/2020 Esas, 2020/1486 Karar sayılı ilamı ile; borç miktarı ve senetlerde gösterilen miktarlar arasındaki çelişkinin sanıktan sorulması, sanığın vergi mükellefi olması halinde vergi inceleme raporu düzenlettirilmesi, değişik zamanlarda birden fazla kişiye kazanç elde etmek amacıyla borç para verdiği kabul edilmesine rağmen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmaması, uygulama maddesinin hüküm fıkrasında gösterilmemesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü ve 55 inci maddelerinin uygulanmasındaki hatalara işaret edilerek mahkumiyet hükmü bozulmuştur.
4.Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesi, Yargıtay bozma ilamı üzerine yaptığı yargılama neticesinde 22.09.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/328 sayılı Kararı ile sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri gereğince 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 104 tam gün karşılığı adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmetmiş, aleyhe temyiz bulunmadığından 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 2 yıl 1 ay hapis ve 83 tam gün karşılığı 1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunluklarına karar vermiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...'ın temyiz istemi; üzerine atılı suçu işlemediğine, tanık beyanlarının duyuma dayalı bilgiden oluştuğuna, suçun sübutunun her türlü şüpheden uzak ispat edilemediğine, elde ettiği kazancın ticari faaliyetinden kaynaklandığına, bu sebeplerle mahkumiyet kararının bozularak beraatine karar verilmesi lüzumuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, kazanç elde etmek amacıyla şikayetçilere ödünç para verdiği ve süresinde ödemeleri halinde dahi verdiği paradan fazla miktarda geri ödeme istediği ayrıca teminat olarak senet aldığı, süresinde ödenmeyen paralar için de faiz aldığı hatta şikayetçilerden Turgut'a verdiği paranın neredeyse iki katını geri aldığı kabul edilerek zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyetine karar verildiği, bozma öncesi verilen hükmü sadece sanığın temyiz etmesi ve aleyhe temyiz olmaması nedeniyle de kazanılmış hakkının gözetildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında bozma üzerine yapılan yargılama sırasında; aleyhe bozma ilamına karşı beyan alınmayarak 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına ve bozma ilamında işaret edilen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması ihtimaline binaen sanığa ek savunma hakkı tanınmayarak 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine aykırı davranılarak savunma hakkının kısıtlanması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünde 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği kazanılmış hak nedeniyle cezanın 2 yıl 1 ay hapis ve 1.660 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın 2 yıl 1 ay hapis ve 1.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
Hüküm fıkrasında kazanılmış hak ile ilgili olarak uygulama maddesinin 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası yerine hatalı olarak 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin 4 üncü fıkrasının gösterilmesi,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Akçadağ Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.09.2021 tarihli ve 2021/1 Esas, 2021/328 sayılı Kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası ve 326 ncı maddesinin son fıkrası gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.