Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/218 Esas, 2016/100 Karar

SUÇLAR : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma (..., ..., ...), zimmet (..., ..., ..., ..., ..., ..., ...)

HÜKÜMLER : Beraat (icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ... hakkında - zimmet suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında), mahkumiyet (zincirleme şekilde zimmet suçundan sanık ... hakkında)

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak anlaşılması gerektiği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre tüm sanıklara isnat olunan zimmet ile sanıklar ..., ... ve ...'a isnat olunan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından doğrudan zarar görmeyen, ... üyeleri olan şikayetçiler ..., ... ve ... ile sanıklar ..., ..., ...'a isnat olunan icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan doğrudan zarar görmeyen Hazinenin davaya katılma haklarının olmadığı anlaşılmakla, vekillerinin anılan suçlardan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılanlardan ... vekilinin tüm hükümlere, ... vekilinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma ile zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine, Hazine vekilinin zimmet suçundan kurulan beraat hükümlerine, sanık ... müdafiinin ise müvekkili hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1- Sanıklardan ... hakkında zimmet, ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanık ...'un 11.12.2017 tarihinde öldüğü, UYAP ortamından temin edilen nüfus kaydından anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 sayılı Kararı da gözetilerek, bu hususta bir karar verilmesi lüzumu ile sanıklardan ..., ... ve ...'un üzerlerine atılı icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli zamanaşımı süresine tabi olduğu, 21.10.2014 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında zamanaşımı süresinin gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanıklardan ... hakkında zimmet, ..., ... ve ... hakkında icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından açılan kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı nedenleriyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

2- Sanıklardan ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmü ile ..., ..., ..., ... ve ... hakkında aynı suçtan verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Suç tarihlerinde ... başkanı olarak görev yapan sanık ...'ün, süt destekleme primi olan 17.765,16 TL ile süt komisyon geliri olan 29.749,06 TL'yi uhdesinde bulundurarak toplamda 47.514,22 TL'yi zimmetine geçirdiği kabul edilerek zincirleme zimmet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de sanığın ve müdafiinin savunmalarında, suç tarihlerinde süt toplama giderleri, ortaklara ödeme, vergi dairesine yapılan ödemeler gibi giderlerin yapıldığını savunmaları karşısında, ödeme yapılan kişilere, ödemelerin gerçekte yapılıp yapılmadığı sorularak tanık olarak dinlenmeleri ve vergi dairesine ödeme yapılıp yapılmadığının sorulması sonrasında, ... ait tüm ... getirtilerek, dosyanın kül halinde, öncekinden farklı üç kişilik Sayıştay emekli uzman denetçisinden oluşacak yeni bir bilirkişi kuruluna tevdi edilerek, kooperatifin suç tarihlerindeki tüm gelir ve giderlerinin karşılaştırılması, sanık ... müdafiinin tüm savunmalarının tek tek değerlendirilmesi suretiyle sanığın zimmetinde kooperatif parası bulunup bulunmadığı, varsa ne miktarda para bulunduğu hususlarında önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesine ilişkin rapor alınması ve sanıklardan ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... hakkında iddianamenin 3. bendinde yer verilen 15.509,76 TL, ... ile ... hakkında iddianamenin 4. bendinde yer verilen 16.275,82 TL zimmet iddialarına ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılmadığı anlaşıldığından, bu isnatlara ilişkin de inceleme ve değerlendirilme yapılmak suretiyle sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, denetime elverişsiz bilirkişi raporu dayanak yapılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***