"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/337 Esas, 2017/1794 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma
HÜKÜMLER : 1)Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.12.2016 tarihli ve 2016/130 Esas, 2016/382 sayılı Kararı ile atılı suçtan mahkumiyet,
2)Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.11.2017 tarihli ve 2017/337 Esas, 2017/1794 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddi.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.11.2017 tarihli ve 2017/337 Esas, 2017/1794 sayılı Kararının sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
15.07.2020 tarihli ve 31186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7249 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesine eklenen 5 inci fıkra ile avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmayacağı hükmünün getirildiği ayrıca 7343 sayılı Kanun'un 15 inci maddesi ile 1136 sayılı Kanun'a eklenen ve 30.11.2021 tarihinde yürürlüğe giren geçici 24 üncü madde ile de anılan Kanun'un 59 uncu maddesinin 5 inci fıkrasının, bu tarihten itibaren 15 gün içinde talep etmek koşuluyla avukatların görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi ceza dairelerince 15.07.2020 tarihinden önce verilmiş kesin nitelikteki kararları hakkında da uygulanmasına olanak sağlandığı, bu itibarla sanığın Bölge Adliye Mahkemesince verilen karara yönelik incelemeye konu 13.12.2021 tarihli temyiz isteminin 1136 sayılı Kanun'un geçici 24 üncü maddesindeki 15 günlük süre içinde yapılmış talep olduğundan esasın incelenmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 59 uncu maddesinin son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.12.2015 tarihli ve 2015/36095 Soruşturma, 2015/10812 Esas, 2015/834 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 1136 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca son soruşturmanın açılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
2.Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 28.01.2016 tarihli ve 2015/433 Esas, 2016/36 sayılı Kararı ile sanık hakkında görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddesi gereği yargılamasının yapılması ve delillerin takdiri için son soruşturmanın Ankara Ağır Ceza Mahkemesinde açılıp yapılmasına karar verilmiştir.
3.Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2016 tarihli ve 2016/130 Esas, 2016/382 sayılı Kararı ile sanığın ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4.Katılan vekilinin ve sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.11.2017 tarihli ve 2017/337 Esas, 2017/1794 sayılı Kararı ile oy çokluğuyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
5.Sanık 13.12.2021 havale tarihli temyiz dilekçesi ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.11.2017 tarihli ve 2017/337 Esas, 2017/1794 sayılı Kararını temyiz etmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, isnat edilen suçun yasal unsurları oluşmadığından Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararının bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A) İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Suç tarihinde Ankara Barosuna kayıtlı serbest avukat olan sanığın; Ankara 53. Noterliğinin 21.05.2012 tarihli ve 15395 yevmiye sayılı vekaletnamesine istinaden müvekkili katılanın davacı olduğu Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/728 Esas sayılı dosyasında görülen maddi ve manevi tazminat konulu dava sonunda verilen 22.01.2014 tarihli kısmen aleyhe kararı sadece manevi tazminat yönünden temyiz ederek maddi tazminat bakımından kararın kesinleşmesine sebebiyet vermek sureti ile mağduriyetine neden olmak şeklindeki eyleminin ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu kabul edilerek, bu suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B) Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmeyerek oy çokluğuyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın kovuşturma aşamasında alınan savunmasında, yaptığı telefon görüşmesinde katılanın kendisine hükmü maddi tazminat yönünden temyiz etmemesi yönünde talimat verdiğini beyan ettiği, savunma tanıklarının, sanığın katılana hükmün maddi tazminat yönünden temyiz edilmesinde hukuki bir yarar bulunmadığı konusunda bilgi verdiğini, gerekli harç miktarını belirterek masrafın getirilmesi halinde hükmü temyiz edebileceğini söylediğini, katılanın ertesi gün gerekli harcın yatırılması için gelmediğini beyan ettikleri, bu haliyle görevi kötüye kullanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gibi sanığın aynı hükmün manevi tazminata ilişkin kabul edilmeyen kısmını temyiz ettiği gözetildiğinde suç kastı ile de hareket etmediği anlaşıldığından atılı suçtan beraati yerine yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Kabule göre de;
Sanık, 28.09.2016 günlü celsedeki savunmasında mahkumiyetine karar verilmesi durumunda lehe hükümlerin ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasını talep ettiği halde hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılmaması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 08.11.2017 tarihli ve 2017/337 Esas, 2017/1794 sayılı Kararına yönelik olarak sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.