Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇLAR: Zimmet, nitelikli dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında nitelikli dolandırıcılık, ... hakkında zimmet suçlarından beraat, ... ve ... hakkında zimmet suçundan mahkumiyet

TEMYİZ EDENLER: Sanıklar ... ve ... müdafiileri, suçtan zarar görenler vekili

Mahallî mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Zimmet suçundan zarar gören ...'nın, yargılama sırasında kamu davasına katılma talebinde bulunduğu ancak bu hususta bir karar verilmediği ve verilen hükümleri yasal süresi içerisinde temyiz ettiği nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2 ve 260. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma isteminin bu suç yönünden KABULÜNE, tüm sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarında katılan sıfatını alabilecek surette doğrudan zarar görmesi söz konusu olmayan, bu nedenle söz konusu suçtan kurulan hükümleri temyiz etme hakkı bulunmayan ... Bakanlığının vekili aracılığıyla vaki temyiz isteminin ve 21.04.2017 tarihinde, bozma öncesindeki gerekçeli kararının tebliğ edilmesi ile kamu davasından haberdar olan Hazinenin vekili veya temsilcisi aracılığıyla hükümleri temyiz etmediği gibi katılma talebinde de bulunmadığı ve bu itibarla temyiz hakkının olmadığı, bozma sonrasında verilen hükümlerin tebliğinin ise temyiz hakkı vermeyeceği anlaşıldığından, Hazine vekilinin temyiz talebinin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, incelemenin katılan Bakanlık vekilinin zimmet suçundan kurulan tüm hükümlere, sanıklar müdafiilerinin ise müvekkilleri hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

1) Sanıklar ... ve ... hakkında zimmet suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Sanıklara isnat olunan eylemlerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı bakımından lehe hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1. maddesinde düzenlenen basit zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun aynı Kanun'un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, suç tarihi olan 2001 yılı Ekim ayı ile hüküm tarihi arasında da bu sürenin gerçekleştiği nazara alınarak kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,

Kanuna aykırı, katılan ... vekilinin ve sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

2) Sanık ... hakkında zimmet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Kamu davasına dayanak teşkil eden ... Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2012 tarihli ve 2012/129 sayılı iddianamesinde sanık ... hakkında zimmet suçuna ilişkin herhangi isnada yer verilmediği gibi bu suçtan sevk maddesi de gösterilmediği, bu itibarla adı geçen sanık hakkında zimmet suçundan kamu davası açılmadığı halde mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225/1. maddesine muhalefet edilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***