"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/383 Esas, 2022/138 Karar
SUÇ : Görevi kötüye kullanma, bilişim sistemine girme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Anayasa'nın 141/3, CMK'nın 34/1 ve 289/1-g maddeleri gereğince, hakimlerin ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılmasının zorunlu olduğu, CMK'nın 230/1. maddesine göre de mahkumiyet hükmünün gerekçesinde delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen kanıtların belirtilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ve bunun nitelendirilmesi gibi hususların bulunması gerektiği halde, sanığın sabit görülen fiilleri ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi ile delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği de nazara alınmadan, gerekçesiz olarak yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kabule göre de;
Yüklenen suçları 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesinin (a) bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında, aynı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca, adli para cezasının tamamen infazından sonra işlemek üzere, hükümde belirtilen gün sayısının yarısından bir katına kadar bu hak ve yetkinin kullanılmasının yasaklanmasına hükmolunmaması,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 2010/4-71 Esas, 2010/76 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; suç tarihi itibarıyla adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yasal engel teşkil etmeyeceği nazara alındığında, duruşmalardaki iyi hali nedeniyle hakkında takdiri indirim uygulanan sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelenerek yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunda ulaşılacak kanaate göre hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının gerekip gerekmediğine karar verilmesi gerekirken, bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi,
Mahkemece sanık hakkında takdiri indirim hükümleri uygulanırken uygulanan kanun maddesinin hükümde belirtilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. madde ve fıkra hükmüne aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükümlerin BOZULMASINA 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.