Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2022/447 Esas, 2022/430 Karar

SUÇ : İcrai davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet

HÜKÜM : İlk derece mahkemesince eylemin kül halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan verilen mahkumiyet hükmüne dair istinaf başvurularının esastan reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1)Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.09.2021 tarihli ve 2019/36 Esas, 2021/299 sayılı Kararı ile sanığın icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 44. maddesi delaletiyle 257/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmolunmuştur.

2)Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 14.02.2022 tarihli ve 2022/447 Esas, 2022/430 sayılı Kararı ile istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; dosyaların azil tarihinden sonra takipsiz kaldığına, satış talep edilen aracın katılan adına alındığına, bu araç için sanık tarafından çok masraf yapıldığına, katılanın bu masrafları karşılamak istememesi nedeniyle sanık hakkında şikayette bulunduğuna, sanık hakkında haksız olarak mahkumiyet hükmü verildiğine ve sair hususlara ilişkindir.

Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; katılmalarına karar verildiği halde Kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmediğine ve sanık hakkında hükmolunan cezadan indirim yapılmaması gerektiğine dairdir.

Katılan ...'ın temyiz sebepleri; sanığın eyleminin Yargıtay kararları doğrultusunda zimmet veya ikna suretiyle irtikap suçunu oluşturduğuna, alınan bilirkişi raporunun aksine maddi zararlarının oluştuğuna, hükmün sanığın aleyhine bozulması talebine yöneliktir.

III. GEREKÇE

Suç tarihinde Konya Barosunda kayıtlı avukat olan sanığın, katılanın yetkilisi olduğu şirketin vekilliğini üstenerek alacaklı vekili sıfatıyla yürüttüğü icra takipleri sırasında gerçeğe uygun olmayan bilgiler vererek, katılandan masraf adı altında toplam 38.746 TL haksız tahsilat yaptığı gibi takipleri yenileninceye kadar işlemsiz bırakarak ve zamanında alacağın tahsiline yönelik lüzumlu taleplerde bulunmayarak dosyadaki hacizlerin düşmesi suretiyle alacağın tahsilinin gecikmesine sebep olması ayrıca katılanın verdiği paralar ile Konya 4. İcra Müdürlüğünün 2009/2748 Esas sayılı dosyasının talimatı üzerine Başkale İcra Müdürlüğünün 2014/17 Talimat sayılı dosyasında 21.05.2015 tarihli açık arttırma ile satılan .... plaka sayılı aracı sanığın kendi adına alması şeklindeki eylemlerinin icrai davranışla görevi kötüye kullanma ve zimmet suçlarını oluşturduğu iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın eylemlerinin kül halinde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, katılanın sanığa 38.746 TL havale yaptığının, akdi vekalet ücreti dahil dosya masrafları toplamının 17.599,42 TL olduğunun, dosyalarda tahsilat yapılmadığının, sanığın uhdesinde 21.146,58 TL bakiye masraf avansı bulunduğunun tespit edilmesi ile Başkale İcra Müdürlüğünün 2014/17 Talimat sayılı dosyasında yapılan 21.05.2015 tarihli açık arttırma ile .... plaka sayılı aracın sanığın kendi ad ve hesabına ihale edildiğinin anlaşılması karşısında; Başkale İcra Müdürlüğünün söz konusu dosyasının aslının veya onaylı örneğinin getirtilerek aracın tescilinin kimin üzerine yapıldığı, sanık adına yapılmış olması halinde araç bedeli olarak dosyaya yatırılan paradan sıra cetveline göre katılanın alacaklı olduğu icra dosyasına para yatırılıp yatırılmadığı, aracın mülkiyetinin sanıktan sonra kime devredildiği, aracın sanık adına tescilinden sonra devri nedeniyle tahsil ettiği satış parasını katılana teslim edip etmediği belirlenerek, uhdesinde para kalması halinde eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155/2. madde ve fıkrasında düzenlenen uzlaşma kapsamındaki güveni kötüye kullanma ile zincirleme olarak icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçlarını oluşturacağı nazara alınmadan eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de;

Katılanın şirketinin alacaklı olduğu 5 ayrı icra dosyasına ilişkin işlemleri yapmaması suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanmaması,

Yüklenen suçu 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e madde-fıkra ve bendindeki hak ve yetkileri kötüye kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen sanık hakkında aynı Kanun ve maddenin 5. fıkrası gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmaması,

Hukuka aykırı görülmüştür.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin, katılan ...'ın ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a maddesi uyarınca Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.06.2024 tarihinde karar verildi.

***