"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi
TARİHİ : 10.05.2022
SUÇ : İhmali davranışla görevi kötüye kullanma, zimmet
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2019 tarihli ve 2017/431 Esas, 2019/157 sayılı Kararı ile sanığın zimmet ve ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçlarından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2020/1241 Esas, 2022/741 sayılı Kararı ile katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Katılan Vekilinin Temyiz İstemi
İcra ve dava dosyasına ilişkin masrafların katılan tarafından sanığa ödendiğine, katılanın buna ilişkin olarak dosyaya delil sunma zorunluluğunun bulunmadığına, mevzuat gereği sanığın giderleri kendisinin karşıladığına dair yazılı sözleşme ibraz etmesinin gerektiğine, teminat bedeli olarak sanığa verilen 2.100,00 TL paranın sanık tarafından mahkeme veznesinden çekilmesine rağmen bu konuda katılana herhangi bir bilgi verilmediğine ve paranın halen dahi iade edilmediğine, sanığın icra dosyasını takipsiz bırakarak katılanın alacağının tahsilinin gecikmesine sebep olduğuna, eksik ve yetersiz inceleme ile verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Zimmet suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığın leh ve aleyhindeki toplanan tüm kanıtları inceleyip, irdeleyen ve iddianın reddine ilişkin sebepleri karar yerinde ayrı ayrı gösteren, savunmayı tercih nedenlerini açıklayan, aleyhteki kanıtları hükümlülük için yeterli görmeyen ilk derece mahkemesinin beliren takdir ve kanaati ile beraat hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararın usul ve kanuna uygun olması karşısında katılan vekilinin temyiz itirazları ile hükümde dikkate alınan sair hususlar yönünden de hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. İhmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanığa yüklenen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 257/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 8 yıllık asli ve 12 yıllık ilaveli dava zamanaşımına tabi olduğu, durma süreleri de gözetildiğinde suç tarihi olan 03.07.2007 ile bölge adliye mahkemesince verilen karar tarihi arasında ilaveli zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
III. KARAR
1.Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararında, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2.Değerlendirme ve Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223. maddesinin sekizinci fıkrası gereğince gerçekleşen ilaveli dava zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi gereğince Ankara 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.02.2025 tarihinde karar verildi.