"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/352 Esas, 2022/709 Karar
SUÇ : Zincirleme biçimde kişinin hatasından faydalanmak suretiyle irtikap
HÜKÜM : İlk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak sanık hakkında zincirleme biçimde kişinin hatasından faydalanmak suretiyle irtikap suçundan yeniden hüküm kurulmak suretiyle mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.12.2021 tarihli ve 2021/516 Esas, 2021/736 sayılı Kararı ile sanığın zincirleme biçimde kişinin hatasından faydalanmak suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/3, 250/4, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1. maddesi gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
B. İstinaf
Sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin istinaf talebi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin duruşma açarak yaptığı inceleme neticesinde 30.03.2022 tarihli ve 2022/352 Esas, 2022/709 sayılı Kararı ile ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak, sanığın zincirleme biçimde kişinin hatasından faydalanmak suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 250/3, 250/4, 43/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53/1-2-3-5. madde ve fıkraları gereği hak yoksunluklarına hükmolunmuştur.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi
Sanığın eyleminin ikna suretiyle iritkap suçunu oluşturacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 250/2. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, hakkında aynı Kanun'un 250/3. maddesi uyarınca kişinin hatasından faydalanmak suretiyle irtikap suçundan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın üzerine yüklenen suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, dava zamanaşımı gerçekleştiğinden düşme kararı verilmesi gerektiğine ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması lüzumuna dairdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Sanığın mahkemece oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemine mümas suçun 5237 sayılı Kanun'un 250/3. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddelerinde belirtilen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleştiği 19.12.2012 tarihiyle denetim süresi içerisinde işlenen suçun tarihi olan 28.05.2017 tarihleri arasındaki ''4 yıl 5 ay 11 günlük'' durma süresi dikkate alındığında dava zamanaşımının gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin dava zamanaşımının gerçekleştiğine ilişkin temyiz itirazına itibar edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Değerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafii ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ortaca 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,09.04.2025 tarihinde karar verildi.