"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/452 Esas, 2021/782 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.07.2015 tarihli ve 2014/5072 Soruşturma, 2015/947 Esas, 2015/944 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 241 inci maddesinin birinci fıkrası gereği cezalandırılması ve 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluğuna karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/305 Esas, 2016/192 sayılı Kararı ile sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.000 tam gün karşılığı 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 53 üncü maddesi gereğince hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
3.Kararın sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli, 2020/7912 Esas ve 2021/1528 sayılı Kararı ile "Oto alım satım işiyle uğraşan sanığın, kazanç elde etmek amacıyla faiz karşılığı borç para vererek tefecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında mahkumiyet hükmü kurulmuş ise de; UYAP kayıtlarına göre; sanık hakkında Dairemizin 2020/7587 Esas sırasına kayıtlı, 26.07.2013 tarihli iddianameyle açılan kamu davasında, 2012 yılında işlediği iddia edilen tefecilik suçundan Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesince 23.12.2014 tarih ve 2013/465 Esas, 2014/485 sayılı Karar ile mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması, keza temyize konu bu dosyadaki suç tarihinin 2006-2008 yılları, iddianame tarihinin ise 29.07.2015 olması karşısında, dosyalar arasında suç ve sanık yönünden hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, sanığın eylemlerinin kül halinde zincirleme tek tefecilik suçunu oluşturabileceği ve tefecilik suçunun, faiz kararlaştırılarak kazanç karşılığı ödünç para verildiği anda oluşacağı gözetilip, anılan dosyanın getirtilerek incelenmesinden, mümkünse dosyaların birleştirilmesinden, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin, suçun teselsül edip etmediğinin, zincirleme şekilde işlenmiş olması durumunda mahsup hükümlerinin uygulanma imkanı olup olmadığının tartışılmasından sonra hasıl olacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesinde zorunluluk bulunması, Kabule göre de; dosya içeriğine göre 15.04.2008 olan suç tarihinin karar başlığında 2008 olarak gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/2-c maddesine muhalefet edilmesi," gerekçe gösterilerek bozulmasına karar verilmiştir.
4.Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/452 Esas, 2021/782 sayılı Kararı ile; sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci ve 43 üncü maddelerinin birinci fıkraları ve 62 nci maddesi uyarınca 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 937 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/465 Esas ve 2014/485 Karar sayılı ilamı ile neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 750 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 01.06.2021 tarihinde kesinleştiği, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2020/7912 Esas, 2021/1528 Karar sayılı bozma ilamı dikkate alındığında bu cezanın mahkeme dosyasına konu cezadan mahsup edilmesi gerektiği anlaşılmakla söz konusu cezanın inceleme konusu dosyaya konu cezadan mahsubu ile sanığın neticeten 7 ay 15 gün hapis ve 187 gün karşılığı 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A) Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık müdafii, sanık ile dosyada dinlenen tanıklar arasında araç satışı olup olmadığı var ise satış evrakının Emniyet Genel Müdürlüğünden ve Türkiye Noterler Birliğinden müzekkere ile celp ve tetkik edilmeden eksik araştırma ile karar verilmesinin bozmayı gerektirdiğini, ayrıca sanık hakkında tefecilik suçundan yargılama yapıldığını, ceza verildiğini, bu cezanın da kesinleştiğini, aynı suçtan ötürü ikinci kez ceza verilemeyeceğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
B) Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri
Katılan vekili, mahsubun usul ve yasaya uygun olmadığını, taksitlendirmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, sadece bozma öncesi yargılama giderlerinin sanık üzerinde bırakılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Vergi Denetim Kurulu ... tarafından ... adresinde Otomobil ticaretiyle uğraşmakta olan sanık ...'in aralarında akrabalık bağı ve iş ortağı olmayan tanıklar ...,...,...,... 'den kazanç elde etmek amacıyla faiz karşılığında borç para vererek senet aldığının tespit edildiği, bu hususta düzenlenen "Suç Duyurusu Raporu" ile Kadirli Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, sanığın tefecilik suçunu işlediğinden bahisle hakkında kamu davası açıldığı ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde sanığın atılı suçu işlediği kanaati ile cezalandırılması yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tayin olunan sonuç 7 ay 15 gün hapis ve 187 gün adli para cezasının, sanığın sabit kabul edilen eyleminin karşılığı olan asıl ceza olmayıp mahsup zorunluluğu nedeniyle belirlenen ve infaz edilmesi gereken ceza miktarı olduğu gözetildiğinde, mahsup hükümlerinin uygulanması öncesinde, mahkemece bozmaya konu 2016/192 Karar sayılı aleyhine temyiz bulunmayan hükümde belirlenen ceza miktarından daha fazla ceza tayin edilmesinin, "sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu olacak cezadan daha ağır ise her hâlde dinlenmesi gerekir" şeklindeki hükme aykırılık oluşturması ve bu suretle savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurması nedeniyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı (5271 sayılı Kanun'un 307 nci) maddesinin ihlal edilmiş bulunması,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kadirli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.12.2021 tarihli ve 2021/452 Esas, 2021/782 sayılı Kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.11.2023 tarihinde karar verildi.