"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/40 Esas, 2022/39 Karar
SUÇLAR : Zincirleme tefecilik
HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında atılı suçtan mahkumiyet, diğer sanık hakkında atılı suçtan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2020/40 Esas, 2022/39 sayılı Kararının O yer Cumhuriyet savcısı, sanıklar müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön incelemede:
Sanık ... müdafiinin 04.03.2022 tarihli dilekçesiyle hükmü temyiz ettikten sonra ibraz ettiği 28.04.2022 tarihli dilekçe ile temyizden vazgeçtiği görülmüştür.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; hüküm tarihi itibarıyla 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesince temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrasınca O yer Cumhuriyet savcısının sanık ... hakkında verilen beraat hükmünü, sanık ... müdafiinin müvekkili hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü, katılan vekilinin ise sanık ... hakkında verilen beraat hükmünü ve vekalet ücretine hasren sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünü temyiz ettikleri ve temyiz edenlerin temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana Cumhuriyet Başsavcılığının, 19.06.2012 tarihli ve 2012/387 Esas, 2012/641 Soruşturma, 2013/327 numaralı İddianamesiyle sanıklar hakkında zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca cezalandırılmaları ayrıca haklarında aynı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.04.2015 tarihli ve 2014/208 Esas, 2015/203 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında atılı suçtan ayrı ayrı mahkumiyet kararı verilmiştir.
Bahse konu kararların, sanıklar müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 17.12.2019 tarihli ve 2016/943 Esas, 2019/11878 sayılı Kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde temyiz incelemesine konu kararlar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri
Sanık ... hakkında verilen beraat hükmünün bozulması istemine yöneliktir.
2.Katılan ... Vekilinin Temyiz Sebepleri
Sanıklardan ... hakkında verilen beraat hükmünün bozulması ile ... hakkında mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle müvekkili kurum lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
3.Sanık ... Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Müvekkili ile mağdurlar arasındaki para alışverişinin kişisel veya iş ilişkisinden kaynaklandığına, bu nedenle somut olayda müvekkilinin tefecilik faaliyetinin bulunmadığına, tanık olarak dinlenen Sebiha isimli kişi ile sanık arasında icra dosyasından dolayı husumet bulunduğundan beyanının hükme esas alınmasının hatalı olduğuna, müvekkilinin tefecilik suçunu işlediğine yönelik dosyada açık ve kesin delil bulunmadığına dairdir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklar hakkında mağdurlara faiz karşılığı borç para verdikleri iddiasıyla zincirleme tefecilik suçundan açılan kamu davasında, Mahkemece; kolluk araştırma tutanağının içeriği, tanık ...'nın beyanı ve tüm dosya kapsamından sanık ...'ın mahkumiyetine, diğer sanık ...'ın ise beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olması karşısında, kamu davasında kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekalet ücretine hükmolunmaması,
09.04.2015 tarihli ve 2014/208 Esas, 2015/203 Karar sayılı aleyhe temyiz bulunmayan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmadığı ve bunun sanık lehine kazanılmış hak oluşturacağı gözetilmeden hakkında anılan maddenin tatbikine karar verilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuş ancak tespit edilen bu hukuka aykırılıkların Dairemiz tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.
B. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Verilen Beraat Hükmü Yönünden;
5237 sayılı Kanun'un 241 inci maddesinde tanımlanan tefecilik suçunun oluşabilmesi için kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verilmesinin yeterli oluşu ayrıca birden fazla kişiye sistemli olarak faiz karşılığı ödünç para verilmesinin suçun unsuru olarak aranmaması, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.2015 tarihli ve 2014/4-655 Esas, 2015/152 sayılı Kararında da açıklandığı üzere kişiler arasında doğmuş bir alacak borç ilişkisine dayanmayan kazanç elde etme amaçlı ödünç para verme eylemlerinin tefecilik suçu kapsamında bulunması ve aralarında yakın akrabalık bağı veya iş ilişkisi bulunmayan kişiler arasında günün ekonomik koşulları nazara alındığında yüksek sayılabilecek miktarda paranın karşılıksız verilmesinin de hayatın olağan akışına uygun uygun olmaması hususları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; zincirleme tefecilik suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
1. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2020/40 Esas, 2022/39 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına; “Katılan ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir edilen 10.250,00 TL maktu vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine,” ibaresinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasının "A" bendinden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragrafın tamamen çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2. Sanık ... Hakkında Tefecilik Suçundan Verilen Beraat Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2020/40 Esas, 2022/39 sayılı Kararına yönelik katılan vekilinin ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.