"İçtihat Metni"
...
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1093 Esas, 2022/437 Karar
SUÇ : Tefecilik
HÜKÜMLER : 1)Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve
2014/261 Esas, 2021/164 sayılı Kararı ile; atılı suçtan beraat,
2)Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin ... tarihli ve 2021/1093 Esas, 2022/437 sayılı Kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün kaldırılarak zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet.
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrasınca temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrasına istinaden temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının, 31.03.2014 tarihli ve 2013/47899 Soruşturma, 2014/7537 Esas, 2014/3451 numaralı İddianamesiyle sanık hakkında tefecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 241 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması ve hak yoksunlukları uygulanması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2.Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.02.2021 tarihli ve 2014/261 Esas, 2021/164 sayılı Kararı ile sanığın tefecilik suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine hükmedilmiştir.
3.Katılan Hazine vekilinin istinaf talebi üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/1093 Esas, 2022/437 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmünün 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılmasına ve sanığın zincirleme tefecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 241 inci, 43 üncü ve 62 nci maddelerinin birinci fıkraları ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 7 ay 7 gün hapis ve 625 tam gün karşılığı 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları gereğince hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, atılı suçu işlememiş olması, suçu işlediğini gösterir dosyada somut ve kesin bir delil bulunmaması, suç unsurlarının oluşmaması, eksik inceleme, sübut ve kabule nazaran hukuki niteleme ile cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi yönlerinden dosyada var olan kanıtlara, usule, yasaya ve de konuya ilişkin yargısal içtihatlara aykırı kabul ve uygulamaları içerdiğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen cezalandırılması yönündeki mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanığın, faiz karşılığı borç para verdiğine ilişkin şikayetçi iddiaları somutlaştırılamadığından, atılı tefecilik suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Sanığın suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına karşılık mağdur, katılan ve tanık anlatımları ile kolluk araştırma tutanağı değerlendirildiğinde sanık eylemlerinin zincirleme tefecilik suçunu oluşturduğu, eylemlerin sabit olduğu, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu beraat kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığı, sanığın kazanç elde etmek amacıyla başkasına ödünç para verme niteliğindeki eylemleri ile tefecilik suçunun oluştuğu sonuç ve kanaatine varılarak ilk derece mahkemesinin beraat hükmünün kaldırılarak sanık hakkında zincirleme tefecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Gerekçeli kararın dördüncü sayfasında Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe kısmında sevk maddesinin TCK'nın 247/1 maddesi olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Tebliğnamede ismine yer verilen sanık ... hakkında bir temyiz bulunmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2021/1093 Esas, 2022/437 sayılı Kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 14. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.