"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/265 Esas, 2021/301 Karar
SUÇ : Zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılması ile sanık hakkında açılan kamu davalarının düşürülmesine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ek kararın ortadan kaldırılması, düşürülme
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
29.07.2005 ve 22.08.2005 olan suç tarihlerinin karar başlığında 01.01.2003 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
Suçtan zarar gören ... vekilinin sanıktan şikayetçi olduklarını belirterek cezalandırılmasını talep etmesi ile 24.06.2019 ve 03.03.2022 tarihli temyiz dilekçelerinin katılma iradesini de içerdiği anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine ilişkin 03.03.2022 tarihli ek Kararın kaldırılmasına ve adı geçen bakanlığın 5271 sayılı Kanun'un 237/2. madde ve fıkrası gereğince sanık hakkında atılı suçlardan açılan kamu davalarına katılan olarak KABULÜNE karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.
Sanık hakkında zincirleme şekilde ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından açılan kamu davalarında Divriği (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 21.10.2010 tarihli ve 2010/114 Esas, 2010/184 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararların suçtan zarar gören Tarım ve Orman Bakanlığına tebliğ edilmeksizin 31.12.2010 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediğinden kamu davalarının ortadan kaldırılmasına ve düşürülmesine karar verildiği,
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun Ek 2/son maddesine göre, Tarım ve Orman Bakanlığının, kooperatifler ve üst kuruluşlarının yönetim ve denetim kurulu üyeleri ile memurları hakkında görevlerine ilişkin olarak işledikleri suçlardan dolayı açılan kamu davalarına katılma hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca Divriği (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 21.10.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlara itiraz hakkının bulunduğu ancak Tarım ve Orman Bakanlığına karar tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararların kesinleşmediği ve dava zamanaşımı süresinin durmadığı gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığa isnat edilen ihmali davranışla görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarının 5237 sayılı TCK'nın 257/2 ve 1163 sayılı Kanun'un ek 2/2. maddelerinde öngörülen cezasının üst sınırına göre aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 12.12.2007 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme konusu karar tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği dikkate alınarak kamu davalarının düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hükümler kurulması,
Kanuna aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Kanun'un 322 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı sebebiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.