Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2013/457 Esas, 2015/48 Karar

SUÇ : Nitelikli zimmet

HÜKÜM : Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında mahkumiyet, ..., ... ve ... hakkında beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşürülme, düzeltilerek onama

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre zimmet suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... ile Hazinenin kanun yoluna başvurma haklarının bulunması ve hükümlerin vekilleri tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususları karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2. madde ve fıkra hükmü uyarınca Hazinenin, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 18/2. madde ve fıkra hükmü gereğince de Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandıkları gözetilerek yapılan incelemede;

Dairemizce de benimsenen Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği, dolaylı veya muhtemel zararların davaya katılma ... vermeyeceği, kooperatif üyesi olmak dışında bir sıfatı bulunmayan ve kooperatif tüzel kişiliğini de temsile yetkili kılınmayan, sanıklar hakkında açılan kamu davasına, 5271 sayılı Kanun'un 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'ın katılma ... olmadığı gibi mahkemece usulsüz olarak verilen katılma kararının da hükümleri temyiz ... vermeyeceği anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin, keza sanık ...'ın yasal koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 ve 318. maddeleri uyarınca ayrı ayrı REDDİNE, başvurularının kapsamına göre incelemenin katılanlar Hazine ile ... vekillerinin tüm hükümlere, katılan S.S. Mavi Deniz Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi vekilinin sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen beraat hükümlerine, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin müvekkilleri hakkında, sanık ...'ın kendisi hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı ve duruşmasız yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık ...'ın üzerine atılı zimmet suçunun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 247/1. maddesinde yazılı cezasının alt sınırının beş yıl olduğu nazara alındığında sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 150/3. maddesine göre müdafi tayin zorunluluğu bulunmadığı anlaşılmıştır.

1-Sanıklardan ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet ile sanık ... hakkında verilen beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Suç tarihlerinde S.S. Mavi Deniz Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi yönetim kurulu başkan ve üyeleri olarak görev yapan sanıklar hakkında kooperatife ait taşınmazı 60.000 TL'ye sattıkları halde satış bedelini tapuda 16.000 TL göstermek suretiyle aradaki farkı zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla açılan kamu davasında; devirden önce 12.07.2003 tarihli Genel Kurul toplantısında sanık ...'in taşınmazların 60.000 TL'ye satıldığını söylemesi, taşınmazın satışı karşılığı alınan 20.000 ve 24.000 TL bedelli senetlerin 14.07.2003 tarihli devir teslim sırasında yeni yönetime teslim edilmesi, taşınmazların satış bedelinin 60.000 TL olduğuna dair 07.05.2002 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi ön protokolünün ve 11.06.2003 tarihli ek sözleşmenin de kooperatifte bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanıkların kooperatif defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu kurum içi araştırmayla ortaya çıkarılması mümkün bulunan eylemlerinin sübutu halinde basit zimmet suçunu oluşturacağı, bu suçun suç tarihinde yürürlükte bulunan ve zamanaşımı yönünden lehe hükümler içeren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 202/1. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun’un 102/3 ve 104/2. maddelerinde belirtilen 10 yıllık asli ve 15 yıllık ilaveli dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu, son suç tarihi olan 09.06.2003 ile inceleme günü arasında ilaveli dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından hükümlerin 5237 sayılı Kanun'un 7/2 ile 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddeleri de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,

2-Sanıklar ... ve ... hakkından verilen beraat hükümlerine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;

Sanıklardan ...'un hükümden sonra 15.03.2016 tarihinde, ...'in ise 27.01.2017 tarihinde öldükleri UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıtlarından anlaşıldığından, bu hususlar mahallinde araştırılarak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 64 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca bir karar verilmesi lüzumu,

Bozmayı gerektirmiş, katılanlar S.S. Mavi Deniz Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi, Hazine ile ... vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA 02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***