Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/14 Esas, 2015/55 Karar

SUÇ : İhaleye fesat karıştırma

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli ve 2015/5-95 Esas, 2017/71 sayılı ve benzer Kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hâli" olarak anlaşılması gerektiği, isnat kapsamındaki ihaleye konu taşınmazın malikinin ... olduğu dikkate alındığında, sanıklar hakkında atılı suçtan açılan kamu davasına 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237. maddesine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen ...'nun katılma hakkı olmadığı, bu itibarla Mahkemenin katılma talebinin reddine dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ... vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesine göre ihaleye fesat karıştırma suçundan katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan ... Belediye Başkanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükümlerin vekili tarafından 7417 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi ile usul hükümlerinin derhal uygulanacağı hususu karşısında, 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesiyle değişik 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesi hükmü uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı gözetilerek, incelemenin katılan ... vekilinin temyiz itirazlarıyla sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden (UYAP) temin edilen nüfus kaydından sanık ...'in hükümden sonra 01.11.2017 tarihinde öldüğünün öte yandan iddianamede suça konu ihale yönüyle kamu zararı meydana geldiği belirtilmiş ise de UYAP üzerinden yapılan sorgulamada, taşınmaz maliki ...'in davacı, katılan Belediyenin davalı olduğu ve iddia konusu ihalenin usule aykırı olarak yapıldığından bahisle iptali istemli açılan dava sonucu ... 1. İdare Mahkemesinin 14.05.2014 tarihli ve 2013/1540 Esas, 2014/737 sayılı Kararıyla ihalenin iptaline karar verildiğinin, bu kararın Belediye vekilince temyizi üzerine Danıştay 13. Dairesinin 03.12.2019 tarihli ve 2014/2405 Esas, 2019/3974 Karar sayılı ilamıyla onanarak kesinleştiğinin ayrıca ihalenin iptali öncesi, gereği yerine getirilmeyen ihaleye konu yıkım işi ile ilgili Belediyece Mahkemeye yazılan 09.01.2015 tarihli cevabi yazıya göre de ihale yüklenicisine herhangi bir ödeme yapılmadığının, bu haliyle dava konusu ihale nedeniyle ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar oluşmadığının anlaşılması karşısında, sanıklara isnat edilen eylemlerin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 235/3-b maddesinde düzenlenen ihaleye fesat karıştırma suçu oluşturabileceği, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık asli dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 21.05.2014 tarihli sorgu ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği tespit edildiğinden, hükümlerin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA ancak bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun'un 322/1, 5237 sayılı Kanun'un 64/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereği sanık ... hakkında açılan kamu davasının ölüm, diğer sanıklar hakkında açılan kamu davalarının ise zamanaşımı nedeniyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE 19.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***