Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : İcbar suretiyle irtikap

HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükmün temyizi üzerine yapılan ön incelemede;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre irtikap suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından 7417 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un yürürlük tarihi olan 05.07.2022 tarihinden önce temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Kanun'un değişiklik öncesindeki 18/2. maddesi uyarınca başvuru tarihinde müdahil sıfatını kazandığı kabul edilmiştir.

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A. İlk Derece

Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2018/236 Esas, 2019/255 sayılı Kararı ile sanığın icbar suretiyle irtikap suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 250/1, 43/2 ve 62/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. İstinaf

Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 23.12.2020 tarihli ve 2020/979 Esas, 2020/3087 sayılı Kararı ile hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Katılan Hazine Vekilinin Temyiz İstemi

Yargılamanın yokluklarında yapıldığına, katılan olmak istediklerine ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği hususlarına yöneliktir.

Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi

Usul ve yasaya aykırı olarak eksik inceleme ve araştırmayla karar verildiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve re'sen dikkate alınacak hususlara yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Suç tarihinde DSİ Trabzon 221. Şube Müdürlüğünde yapı denetim görevlisi olarak görev yapan sanığın, 2017 yılı içerisinde, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, DSİ'den iş alan ve müteahhit olarak çalışan kişilerin işlerinde zorluk çıkaracağı endişesi oluşturmak suretiyle menfaat temin ettiği ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilen somut olayda; şikayetçi ... tarafından, yasayla düzenlenen usul ve esaslara uyulmadan gizli kamera ile elde edilen görüntü kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliği taşıdığı, Anayasa'nın 38. maddesindeki “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez.”, 5271 sayılı Kanun'un 206/2-a madde-fıkra-bendindeki “Delil kanuna aykırı olarak elde edilmişse reddolunur.” ve aynı Kanun'un 217/2. maddesindeki “Yüklenen suç hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilir.” hükümleri nazara alındığında, hukuka aykırı olarak elde edilmiş bu görüntü kayıtlarının soruşturma veya kovuşturma sırasında kullanılamayacağı, mahkumiyet hükmüne ispat aracı olamayacağı diğer taraftan katılanın yetkili adli makamlara başvurma imkanı olduğu halde başvurmayarak bizzat elde ettiği kamera kayıtlarının ani gelişen ve bir daha elde edilme imkanı bulunmayan kanıt niteliğinde sayılamayacağı ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.01.2016 tarihli ve 2015/9-669 Esas, 2016/38 sayılı Kararında işaret edildiği üzere, ikrarın hangi aşamada gerçekleştiği ve özgür iradeye dayalı olup olmadığı, ikrarda bulunanın beyanın ciddiyetini ve bundan doğacak sonuçları bilip bilmediği, ikrarın başkaca deliller veya emarelerle desteklenip desteklenmediği, hayatın olağan akışına uygun düşüp düşmediği, şüpheden arınmışlığını ve belirliliğini zayıflatacak biçimde ikrardan dönülüp dönülmediği gibi hususlar da göz önünde bulundurulmak suretiyle, somut olaydaki ikrarın delil değerinin ortaya konulması ve ispat sorununun bu şekilde çözümlenmesinin gerektiği nazara alındığında, gizli kamera ile elde edilen görüntü kayıtlarına istinaden alınan ikrarın da kanunda gösterilen hukuka uygun yöntemlerle elde edilmediğinden suçun sübutunda delil olarak değerlendirilemeyeceği gözetilerek, hukuka aykırı nitelikteki bu deliller dışlanarak mevcut delillerin değerlendirilmesi ile suç tarihi ve suç vasfı suretiyle belirlenmesi sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Hazine vekilinin ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, bozmaya konu kararın niteliği de gözetilerek 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Trabzon 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.02.2025 tarihinde karar verildi.

***