Logo

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/16 Esas, 2014/324 Karar

SUÇ : Rüşvet vermeye teşebbüs

HÜKÜM : Açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması suretiyle mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesine göre sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında katılan sıfatını alabilecek surette zarar görmüş olan Hazinenin kanun yoluna başvurma hakkının bulunması ve hükmün vekili tarafından süresinde temyiz edilmesi karşısında, 3628 sayılı Yasa'nın değişiklik öncesindeki 18/2 ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak katılma talebinin kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Hazine vekilinin temyizinin vekalet ücretine hasren olduğu gözetilerek yapılan incelemede;

5271 sayılı Kanun'un 231/11. madde ve fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde, mahkemenin hükmü açıklayacağı belirtilmiştir. Öte yandan, kararın kesinleşmesi yoklukta verilenlerin yöntemince tebliğinden, huzurda verilenlerin de usulünce tefhiminden itibaren yasada öngörülen sürede kanun yoluna başvurulmaması ya da başvurulup reddedilmesi durumunda mümkün olacaktır. Bu açıklamalar ışığında, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması için öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesi gerekmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşmemiş ise denetim süresi başlamayacak ve sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinden de bahsedilemeyecektir.

Sanık hakkında rüşvet vermeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasında İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda verilen 12.12.2011 tarihli ve 2010/415 Esas, 2011/393 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Kararın sanığa ve suçtan zarar gören Hazineye tebliğ edilmeksizin 19.01.2012 tarihinde kesinleştirilmesini müteakip sanığın denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğine ilişkin ihbarda bulunulması üzerine temyiz incelemesine konu 30.10.2014 tarihli hükmün kurulduğu,

Sanığın ve 7417 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile yapılan değişiklik öncesindeki 3628 sayılı Kanun'un 18/2. maddesine göre rüşvet vermeye teşebbüs suçunun zarar göreni olan ve davaya katılma hakkı bulunan Hazinenin 5271 sayılı Kanun'un 231/12. madde ve fıkra hükmü uyarınca İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 12.12.2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara itiraz hakkının bulunduğu ancak Hazineye ve sanığa tebliğ edilmediğinden sanık hakkındaki anılan kararın kesinleşmediği, bu kararın kesinleşmemesi nedeniyle de denetim süresinin başlamadığı ve denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlendiğinden bahisle hükmün açıklanma koşullarının da bulunmadığı dikkate alınmadan ihbar üzerine sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün kesinleşmeden açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi,

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 15.11.2018 tarihli ve 2018/17-339 Esas, 2018/536 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığın hüküm tarihinde Marmara 6 No.lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğunun Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi kayıtlarından anlaşılması karşısında; sanığa duruşmadan vareste tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan, hükmün açıklandığı 30.10.2014 tarihli duruşmada bizzat veya Sesli ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) vasıtası ile hazır edilmeyerek hükümlülüğüne dair kararın verilmesi sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 196. maddesine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,

Kanuna aykırı, sanığın ve katılan Hazine vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321 ve 326/son maddeleri uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

***