"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇTAN ZARAR GÖREN : Milli Eğitim Bakanlığı
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık ... hakkında değişen suç vasfına göre zincirleme şekilde icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan mahkumiyet, diğer sanık hakkında atılı suçtan beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
EK TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 10.04.2012 tarihli, 2011/2-298 Esas ve 2012/143 sayılı Kararında da belirtildiği üzere; usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edildiği halde davaya katılmayan ve bu nedenle temyiz hakkı bulunmayan suçtan zarar gören Milli Eğitim Bakanlığının hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, incelemenin sanık ... (...) müdafiilerinin sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarıyla sınırlı yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Olayın oluşumu ve mahkemenin kabulüne göre somut olayda dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı ancak sanığa yüklenen eylemin sübutu halinde 5237 sayılı Kanun'un 257/1. maddesinde düzenlenen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturabileceği, bu suçun söz konusu maddede öngörülen cezasının üst sınırı itibarıyla aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresine tabi olduğu, zamanaşımını kesen son işlem olan 06.06.2014 tarihli mahkumiyet hükmü ile inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilmek suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322/1 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE 19.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.